<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><rss xmlns:atom='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' version='2.0'><channel><atom:id>tag:blogger.com,1999:blog-26331085</atom:id><lastBuildDate>Sat, 15 Mar 2008 22:28:56 +0000</lastBuildDate><title>Real Fiesta - Çocukluğumuzun Çizgi Filmleri</title><description/><link>http://www.realfiesta.com/anime.htm</link><managingEditor>Judy Abbott</managingEditor><generator>Blogger</generator><openSearch:totalResults>130</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>25</openSearch:itemsPerPage><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-56649693865839030</guid><pubDate>Sun, 20 May 2007 13:40:00 +0000</pubDate><atom:updated>2007-05-20T16:41:13.465+03:00</atom:updated><title>Çoculuğumuzun TV Programları</title><atom:summary type='text'>Çoculuğumuzun TV Programları blogu güncellendi
http://www.realfiesta.com/tv.htm</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2007/05/oculuumuzun-tv-programlar.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-116152471634930185</guid><pubDate>Sun, 22 Oct 2006 13:36:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-22T19:00:16.900+03:00</atom:updated><title>PEPERO'NUN MACERALARI</title><atom:summary type='text'>
Güney Amerika'da geçen bir diğer çizgi film de Pepero'nun Maceraları idi. Bizim Altın Kuşlu Esteban'a benzerdi ama Pepero daha eskidir. Esteban gibi Pepero da Altın Kenti yani El Dorado'yu aramaktaydı. Çünkü kabilesi açlıktan kırılıyordu ve Pepero'nun onlara yiyecek bulması gerekmekteydi. Pepero'nun can yoldaşı ChuChu, arkadaşları Aztek ve küçük bir kız olan Kuena idi.</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/10/peperonun-maceralari.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-116152277359009068</guid><pubDate>Sun, 22 Oct 2006 13:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-22T16:12:53.616+03:00</atom:updated><title>WUZZLES</title><atom:summary type='text'>
İşte efsanevi Cumartesi'den Cumartesi'ye kuşağında yayınlanan sevdiğimiz bir çizgi dizi de Wuzzles idi. Wuzzles genetik mutasyona uğramış bir grup hayvancığın maceralarını anlatırdı. Sizi temin ederim o zaman ne gen ne de mutasyon kelimelerini bilirdik. Fakat hayvancıklar çok matraktı. Mesela yarısı fil yarısı kanguru , yarısı hipopotam yarısı tavşan (vallahi uydurmuyorum) yarı panda yarı kunduz</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/10/wuzzles.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-116084849565394809</guid><pubDate>Sat, 14 Oct 2006 17:44:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-14T20:54:55.676+03:00</atom:updated><title>ROBOSTORY</title><atom:summary type='text'>
"Rellelle rellelle teneke teneke trenler" diye şarkı söyleyen acayip robotları hatırlıyor musunuz? İşte o çizgi film bu idi. Bu dizinin kahramanı turuncu saçlı bir küçük kızdı. Bu kız çomarıyla beraber acayip bir gezegene düşüyordu. Burası robotların yaşadığı bir gezegegendi ve rengarenk iyi robolar kapkara kötü robotların tuzaklarından kurtulmaya çalışırken bize de o acayip şarkıyı söyleyerek </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/10/robostory.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-115420611656424151</guid><pubDate>Sat, 29 Jul 2006 20:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-10-22T19:01:02.993+03:00</atom:updated><title>SPORTMEN BILLY</title><atom:summary type='text'>
Adı üzerinde spor hakında bir çizgi filmdi. Billy başka bir gezegenden gelmiş kahramanımızdı. Hayatta tek derdi zeki, çevik ve ahlaklı bir sporcu olmak ve dünyada sporu korumaktı. Tabii düşmanı da vardı, He-Man'deki kötü Lin'e benzeyen Vanda! Billy'nin yardımcıları da sportmen küçük bir kızla bir köpekti. Bunların ne zaman başı derde girse Billy o çirkin spor çantasını çıkartır içinden illa tam </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/07/sportmen-billy.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114828431967443796</guid><pubDate>Mon, 22 May 2006 07:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-22T10:51:59.683+03:00</atom:updated><title>ULYSSES 31</title><atom:summary type='text'>
31. yüzyılda geçen, mitolojik çağların kahramanlarının uzay maceralarını anlatan bir çizgi filmdi. uzaylılar Odisseus uzay gemisinin kaptanı Ulysses'in oğlu Telemakos'u kaçırıyor, kaptan da Kikloklar'ı kesip oğlanı kurtarıyordu, yanında bonus olarak bir de uzaylı kız geliyordu. Fakat Kikloklar'ı kestiği için tanrıların kralı Zeus, Odisseus'u cezalandırıp dış uzaya atmıştı. Dizinin kalanında </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/ulysses-31.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114828041146865603</guid><pubDate>Mon, 22 May 2006 06:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-22T09:46:51.476+03:00</atom:updated><title>MOLIERISSIMO</title><atom:summary type='text'>
Benim çok sevdiğim bir dönemde, Üç Silahşörler ve Kardinal Rişliyö döneminde geçen bir Fransız çizgi filmiydi. Kahramanımız küçük akrobat Quentin, meşhur Moliere'in sevgisini kazanıp gezici kumpanyasına girmiş ve tiyatrocularla seyahat etmeye başlamıştı. Tabii her gittikleri yerde maceralara bulaşırlar, gerektiğinde kılıçlarını çekip coşarak olaya girmeyi ihmal etmezlerdi. Her Fransız çizgi </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/molierissimo.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114812270394734130</guid><pubDate>Sat, 20 May 2006 10:53:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-20T13:58:23.953+03:00</atom:updated><title>DÜĞME BURUN</title><atom:summary type='text'>
Çok sevilen, neşeli, uçuk kaçık bir çizgi filmdi. Düğme Burun'un babası Çilek Araştırma Merkezi başkanıydı (????)  Düğme Burun bir gün babasının yerine çileklerle uğraşırken , çilek almaya gelen bir uzaylının gemisine atlayıp Meyve gezegenine gitmişti. Burada kendisini esir almaya çalışan gezegen halkından kızımızı Ekmek Kadayıfı amcası kurtarmıştı (ooeeh) Düğme Burun yaz tatilini bu tatlı (??) </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/dme-burun.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114802972325934593</guid><pubDate>Fri, 19 May 2006 09:01:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-19T12:09:18.556+03:00</atom:updated><title>MUZ ADAM</title><atom:summary type='text'>
Kahramanımız Eric kendi halinde bir öğrenci idi. Ama her ne zaman ki bir tane muz yiyor, birden inanılmaz şekilde Muzadam'a dönüşüyordu. Sahip olduğu az biraz beyin varsa o da bu işlem esnasında kayboluyordu! Allahtan bunun düşmanları bundan daha da gerzektiler de, bizim ki dünyayı kurtarmayı başarıyordu her seferinde. Fiona diye bir kıza aşık olmayı da ihmal etmedi tabii bu arada. Çok eğlenceli</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/muz-adam.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114802900865213737</guid><pubDate>Fri, 19 May 2006 08:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-19T11:56:48.653+03:00</atom:updated><title>SİHİRLİ KURDELE</title><atom:summary type='text'>
Doksanların hemen başında yayınlanmış ve çok sevilmiş bir çizgi filmdi. Himeko biraz erkek Fatma tadında küçük bir kızdı, çok hoş küçük hanımefendi ablasını kıskanırdı. Birgün bunu bir peri ziyaret etmişti (ama peri kızı aynen Himeko'nun ikizi gibiydi) ve bizimkine kırmızı bir kurdele vermişti. Bu kurdele ile kızımız istediği ademoğlunun yerine geçebiliyordu! Tabii kaçınılmaz olarak sakar Himeko</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/sihirli-kurdele.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114802837688612170</guid><pubDate>Fri, 19 May 2006 08:34:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-19T17:40:56.436+03:00</atom:updated><title>KONT DUCKULA</title><atom:summary type='text'>
İsmi bile komik bu vampir ördek çok sevimli bir yaratıktı. Kont Duckula aslında yüzyıllardır reenkarne olan ve aktif olarak vampirlik yapan tarihi bir kişilikti ama son seferde bir hata olmuş, reenkarnasyon için gerekli kan bulunamayıp domates salçası kullanılınca bizim vejataryen vampir ortaya çıkıvermişti. Milletin boynunu ısırmak yerine şöyle sulu sulu bir havuç kemirmeye bayılıyordu! Bunun </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/kont-duckula.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114725690920557632</guid><pubDate>Wed, 10 May 2006 10:12:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-10T13:28:29.223+03:00</atom:updated><title>KÜÇÜK LULU</title><atom:summary type='text'>
Birgün TRT'de "az sonra çizgi film Küçük Lulu" diye bir yazı çıktı, ben de bunu çok sevdiğim Çiçek Kız Lulu zannederek hevesle ekran karşısına kuruldum, bir de ne göreyim, bu bücür kız! O zamandan beri Lulu ile pek hoşlaşmam. Bu Lulu'nun lüleli saçları, hiç değişmeyen kırmızı elbisesi, bir de eteğinin altından görünen fırfırlı paçalı pazen donu vardı. Sürekli yaramazlık yapar, şişko bir oğlanla </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/kk-lulu.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114725484205884263</guid><pubDate>Wed, 10 May 2006 09:49:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-10T12:54:02.070+03:00</atom:updated><title>EMİLİE</title><atom:summary type='text'>
işte uykudan Önce programında yayınlanıp hepimizi uyutan çizgi filmlerden biri de bu küçük kızın maceralarını anlatan az gelişmiş çizgiydi. Bunun bir de şarkısı vardı ki, o zamanlarda istisnasız tüm küçük kızlar ezbere bilirdi :

benim adim emily
kardeşlerim steven ve pat
bir de minik kirpimiz var
çok severler hepsi beni
görünce hemen tanırlar
kırmızı başlıklı elbisemle
kalemlerim var

Unutmadan</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/emilie.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114725288619382968</guid><pubDate>Wed, 10 May 2006 09:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-10T12:21:26.200+03:00</atom:updated><title>HAYALET AVCILARI</title><atom:summary type='text'>
Filmlerdeki tiplerin oynadığı çizgi filmden önce işte bu hayalet avcıları vardı, 2 tane alakasız tiple çok gelişmiş bir goril başroldeydi. Tiplerin biri ince uzun sarışın, öbürü kalındı, uzun bir palto giyer, tayyareci gözlüğü takardı. Bunların kurukafalı bir telefonu vardı, çangır çungur çalar, bizimkiler öcülerin peşine koşarlardı. Çok eğlenceli, matrak bir çizgi filmdi. Sonradan bildiğimiz </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/hayalet-avcilari.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114681602404217433</guid><pubDate>Fri, 05 May 2006 07:50:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-05T11:00:24.043+03:00</atom:updated><title>JUMARU</title><atom:summary type='text'>
Yine TRT tarafından yayınlanmış, herkesi etkilemiş bir çizgi film idi. Bu çizgi filmde çocuklar, pinpon masası gibi bir masa üzerinde ufacık robotları dövüştürürlerdi, hem de bunlar laptopla yönetirlerdi. Seksenlerde laptop görülmüş duyulmuş şey değildi bizim memlekette. Kahramanımız Sanşiro'nun robotunun adı Jumaru'ydu. Jumaru oyunun başlarında dayak yese de sonunda toparlanır, herkesi döverdi.</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/jumaru.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114681536620339353</guid><pubDate>Fri, 05 May 2006 07:16:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-05T10:49:26.213+03:00</atom:updated><title>NADIA, MAVİ SUYUN ESRARI</title><atom:summary type='text'>
TRT'de yayınlanmış ve çok sevilmiş çizgi filmlerden biriydi. Ayrıca pek çok Türk genci bu dizinin kahramanı Nadia'ya da aşık olmuştur. Nadia 14 yaşında sirkte çalışan yetim bir kızdı. Boynunda işte bu meşhur Mavi Su denen kolyesi vardı. Birgün hırsızlar buna saldırıp kolyesini çalmaya kalkışmışlar, Nadia'yı Jean adında çok akıllı bir çocuk kurtarmıştı. İkilimiz hırsızları takip ederek okyanusa </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/nadia-mavi-suyun-esrari.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114681331801740727</guid><pubDate>Fri, 05 May 2006 06:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-05T10:15:18.026+03:00</atom:updated><title>CONAN</title><atom:summary type='text'>
Barbar Conan ile hiç alakası olmayan, fütüristik çigi filmler ekolünden bir diziydi. Bu çizgi filmde 2008 yılında korkunç bir nükleer silahın patlamasıyla dünyamız sulara gömülüyordu. İnsanlar uzay gemileriyle kaçmaya çalışırken kötüler bunları engellemiş, gemiler sularla kaplı dünyaya dönüp kaybolmuşlardı, yalnızca bir gemi dünya üzerinde kalan küçük bir toprak parçasına inebilmeyi başarmıştı. </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/conan.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114648524190078219</guid><pubDate>Mon, 01 May 2006 11:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-01T15:07:33.426+03:00</atom:updated><title>SYLVANIAN AİLELERİ</title><atom:summary type='text'>
Haftada bir gün akşamüzeri TRT'de izlediğimiz öğüt verici, birbirimizi sevelim, birbirimizi öpelim temalı çizgi filmlerden biri de bu Sylvanianlar'dı. Bunlar büyülü bir ormanda yaşayan minicik ayıcık, tavşancık vb hayvanatlardı. Her bölümün başında bizim dünyadan çok dertli bir velet ağlayarak uykuya dalar, sonra hooop sihirli ormancının yanında uyanırdı. Ormancı buna aynen Alis gibi acayip bir </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/sylvanian-aileleri.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114648043441906045</guid><pubDate>Mon, 01 May 2006 10:37:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-01T13:47:20.286+03:00</atom:updated><title>BELLE VE SEBASTİAN</title><atom:summary type='text'>
Sebastian Pireneler'de yaşayan kimsesiz bir oğlandı. Annesi bunu doğurduktan sonra aslen bir Çingene olduğu için yerinde duramamış ve dağlarda gezmeye gitmiş ama bir türlü geri dönmemişti. Yaşlı bir dayıyla yaşayan Sebastian bir gün Belle isimli kocaman bir köpek bulmuştu, bunu köylüler canavar sanıyor, adam öldürmekle suçluyorlardı. Sebastian, Belle'i alıp dağlara kaçmış, annesini aramaya </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/belle-ve-sebastian.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114647847273418238</guid><pubDate>Mon, 01 May 2006 09:48:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-01T13:14:41.423+03:00</atom:updated><title>TENTEN</title><atom:summary type='text'>
Çizgi romanlardan doğmuş Belçikalı bir gazeteci oğlandı. Adam mı çocuk mu belli değildi, yaptığı işlere bakarsan koca adam, yumurta suratına, tepesindeki bir lüle saça bakarsan böyle genç, süt gibi bir oğlandı. Fındık diye cins bir köpeği vardı. Maceralarında yakın dostu çılgın kaptan Hadok ve deli mucit profesör Turnasol Tenten'e eşlik ederlerdi. Ne zaman Tenten suçlu duruma düşse ikiz </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/tenten.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114647109709890702</guid><pubDate>Mon, 01 May 2006 08:05:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-01T11:55:22.223+03:00</atom:updated><title>ASTERİKS</title><atom:summary type='text'>
Yıllarca hem çizgi romanlarını okuyup hem de çizgi filmini izlediğimiz en sevilen kahramanlardan biri de cesur Galyalı Asteriks'ti. Bunlar Roma işgali altında inleyen Fransa'da bir türlü ele geçirilememiş minik bir Galya köyünde yaşıyorlardı. Asteriks'in can dostu, sırtında kocaman taşları taşıyabilen, üçyüz kiloluk Hopdediks'ti. Hopdediks'in minicik Idefiks diye bir köpeği vardı, bu köpecik çok</atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/05/asteriks.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114604902877864826</guid><pubDate>Wed, 26 Apr 2006 10:29:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-12-03T23:26:10.306+02:00</atom:updated><title>GALAKSİ ŞERİFLERİ</title><atom:summary type='text'>
Hikayeye göre 2086'da iki uzaylı "hey dünyalı biz dostuz" diyerek bizim gezegene geliyorlar ve de bundan sonra insanlar uzayda yayılmaya başlıyorlardı. Tabii bunlarla birlikte evrende çeşitli belalar da artınca güvenliği sağlamak için Galaksi Şerifleri devreye giriyordu. Buna resmen uzayda geçen western diyebiliriz. Gezegenler John Wayne filmlerinden fırlamış gibi olurdu. Şeriflerin lideri Zach </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/04/galaksi-erifleri.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114604563439420799</guid><pubDate>Wed, 26 Apr 2006 09:51:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-04-26T13:00:34.403+03:00</atom:updated><title>RAHAN</title><atom:summary type='text'>
Bu abimin bile bildiği oldukça eski bir çizgi filmdi. Rahan prehistorik çağlarda yaşayan numunelik bir dayıydı. Bunun kabilesi yanardağ altında mı ne kalıp yokolunca diğer kabileleri aramak üzere yola düşmüştü. Boylu poslu, uzun sarı saçlı, solaryum yanığı renkli ve ayı postundan bir don giyen heyecanlı bir gençti Rahan. Boynunda babasından yadigar dişli bir kolye vardı, yanlış hatırlamıyorsam </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/04/rahan.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114604154406382818</guid><pubDate>Wed, 26 Apr 2006 08:32:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-04-26T11:52:24.073+03:00</atom:updated><title>UÇAN FİL DUMBO</title><atom:summary type='text'>
Çocukluğumuzda bizi ağlatan acıklı Disney çizgi filmlerinden biri de bu yelken kulaklı ufaklıktı. Dumbo bir sirkte doğmuştu. Annesinin bunu hortumunda salladığı sahneye en taş kalpliler bile dayanamazdı. Kulakları yüzünden herkes Dumbo'yla dalga geçerdi. Annesi de onu korumaya çalıştığı için hapse yani sirkteki kafeslerden birine atılmıştı. Fakat bir gün sirkteki kırmızı üniformalı minik fare </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/04/uan-fil-dumbo.htm</link><author>Judy Abbott</author></item><item><guid isPermaLink='false'>tag:blogger.com,1999:blog-26331085.post-114603887341752137</guid><pubDate>Wed, 26 Apr 2006 07:57:00 +0000</pubDate><atom:updated>2006-05-04T08:22:58.690+03:00</atom:updated><title>BAY MERAKLI</title><atom:summary type='text'>
Rahmetli Cenk Koray'ın sunduğu tatil programı Stüdyo Pazar içinde aralara serpiştirilmiş bir çizgi karakterdi. Ekranda ince bir çizgi görünür, sonra ortaya çıkan bir el bizimkini çiziverirdi. Bay Meraklı lala lala laaa laa yürürken onu heyecanlandıran birşey görür, badabirirgurukiri baaa diye anlaşılmaz bir dille çizerle kavga eder, sonunda ppppppuaahahahahaa diye kahkahayı basardı. Ailede </atom:summary><link>http://www.realfiesta.com/2006/04/bay-merakli.htm</link><author>Judy Abbott</author></item></channel></rss>