REAL FIESTA --> BLOG --> SEYAHAT --> 80'LER

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    Loire Vadisi   Çek Cumhuriyeti   İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan     Bardak Altlıkları

 

PARIS 2008 :   Eiffel   Musee Rodin   Saint Germain   Pont Alexandre III   Montmartre   Tekne Gezisi

 

  Alexandre köprüsünde yürüdükten sonra 1 numaralı hattı alarak Palais Royale Musee Du Louvre durağında indik. Buradan Carrousel'e çıktık. Müzenin altında bulunan Carrousel Du Louvre denen alışveriş merkezi idi burası. Meşhur ters piramit de burada bulunuyordu.

Rivoli'den yukarı çıktık ve Çito'yu Louvre'a bıraktım. Ben de kendimi Rivoli'ye, H&M mağazalarına attım. 20 €'ya elbiseler aldım Hımhım'dan. Böyle tünik gibi giyilebilecek tarzda rahat şeyler. Daha sonra ise torbalarımı otele bırakıp, şehrin öteki ucunda bulunan Fransız müşterilerimi ziyaret ederek onlarla tipik bir bistro'da yemek yedim.

Arjantin dana eti yedik, muhteşem bir kırmızı şarap içtik, tatlı olarak krem karamel aldık. Benim etim iyi pişmiş, onların eti kanlı kanlı idi. Tabii yemeği onlar ödedikleri için fiyatını bilemiyorum bu enfes ziyafetin.

Da Vinci şifresi    

  Yemekten sonra Çito ile buluşmak üzere Fransız arkadaşlarımdan ayrıldım. Ve doğruca en sevdiğim müze olan, Empresyonistlerin Kabesi sayılan Musee D'orsay'a geldim.

Müzeyi anlatmaya hacet yok. Çito gelip beni burada bulduğunda, yorgunluktan ve resimlerden ayılıp bayılıyordum.

Müzeden kitap almayacak olmanın verdiği hafiflikle bir kaç tane poster aldım, eve gidince çerçeveleyip odamı şenlendirmek için.

Musee D'Orsay    

  Müzeden çıktığımızda ikimiz de yorgunduk ve yağmur yağıyordu yine! Ben de Çito'yu Montmartre'a götürmeye karar verdim. İkimizin de ayaklarına karasular inmişti.

Musee D'Orsay'dan Invalides'e geçtik, buradan 13 numaralı hatta aktarıp, Place De Clichy'de 2. hattı aldık. Blanche durağında indik ve karşımızda meşhur Moulin Rouge bulunmakta idi.

Fotoğraf molasından sonra metroya geri dönüp Anvers'e geldik. Ama hava tepeye çıkmak için iyi değildi. Bu yüzden ilk gördüğümüz kafeye kendimizi atarak elmalı martiniler içerek ayaklarımızı dinlendirdik.

Everybody can cancan in Moulin Rouge    

  İçkilerimizi içip dinlendikten sonra akşam yemeği için Champs Elysees'ye geldik. Tabii ki Leon's'da midye yemeye. Bu sefer ben Provençal usülü sosla yedim midyeleri. Ama nasıl yuttum lüp lüp inanamazsınız. Çito midyeyi ancak tava olursa yer, o yüzden fish & chips yedi o.

Ben Leon's menüsü seçmiştim, yani 800 gr midye (sınırsız patetes kızartması ile)  ve bir tatlı. Tabii creme brule yedim. Çito tatlı yemedi.

Yemekten sonra otele döndük ve serilip uyumuşuz.

Leon's    

  Cuma sabahı hava açık görünüyordu. tepeye çıkmak için ideal bir hava!

Anvers'de metrodan inip füniküler ile Sacre Coeur'e çıktık. Paris'in bu biricik tepesinde kocaman bir kremalı pastaya benzeyen kilisede bir süre oturup dinlendik. Önündeki basamaklardan Paris'i izledik.

     

  Kiliseden çıkıp yanından dolanarak dar ama dolu sokaklard yürüdük. Minik mağazalardan magnet, anahtarlık gibi ufak tefek satın aldık.
Montmartre    

  Ressamlar tepesi denen Montmartre'ın ressamları işte bu ufak meydanda, Place du Tertre'de dizilmiş bilmem kaç euroya portrenizi yapmak için bekleşiyorlardı. Ufak meydanın etrafı kafelerle çevrili. Bir gelişimde de burada yemek yemeye karar verdim.
Ressamlar meydanı    

  Bu meydanın yakınlarında bir Salvador Dali müzesi bulunmakta. Müzede Dali'nin sürreal objeleri sergileniyor.
Place du Tertre    

 

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri     Loire Vadisi    Çek Cumhuriyeti    İngiltere    Fransa    İspanya    İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan    Bardak Altlıkları