REAL FIESTA --> BLOG --> SEYAHAT --> 80'LER

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    Loire Vadisi   Çek Cumhuriyeti   İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan     Bardak Altlıkları

 

PARIS 2008 :   Eiffel   Musee Rodin   Saint Germain   Pont Alexandre III   Montmartre   Tekne Gezisi

 

  Böyle şehri yazarken yine Paris'i özledim...

Herneyse, Eyfel Kulesi deneyiminden sonra yağmur durmuş idi, biz de nehir boyu Invalides'e kadar yürüdük. Paris sonbaharın bütün güzelliğini taşıyordu. O ağaçların yeşilden sarıya, mora değişen renkleri şehre bambaşka bir güzellik vermişti. Düşünecek olursak Paris, geniş ve dümdüz alana yayılmış çok büyük bir şehir. Ama her yeri ağaçlık, parklarla dolu. Yazın hiç görmedim ama sonbaharda büyüleyici.

     

  Invalides'den aslında metroya binip paşa paşa Varenne'de inmek, pıt diye Rodin Müzesine gelmek gerekir, ama biz yollarda epey yürüdük, Invalides'in etrafında bir tur dönerek müzeye gelmeyi becerdik.

Civar mahalleler, tipik Paris mimarisine sahip alçak, dar balkonlu apartmanlarıyla çok gözalıcı idi.

     

  Invalides'in altın varraklı kubbesinin altında Napoleon'un mezarı ve askeri müze bulunmakta. İkisine de girip bakmadım.  O muazzam kubbesiyle Invalides, Paris silüetinin önemli bir parçası.

Hotel des Invalides

   

  Nihayet Rodin Müzesine geldiğimizde kapıda bir süre beklememiz gerekti. Müze Kartı olan diğer turist kardeşleri önden aldılar.

Müze iki ayrı bölümden oluşuyor, ev ve bahçe kısmı. Sadece 1 € verip bahçeyi gezmeyi planlamıştım.

Musee Rodin    

  Burası harikulade büyüleyici bir bahçe idi. Ufak yeşil bir korucuk, ama dört bir yanı o muazzam heykellerle çevrili. Ben heykelden anlamam ama yine de çok  etkilendim.

İlk iş olarak tabii Mr Thinker düşünen adamı gördük. Japon kardeşler şakır şukur fotoğraflarını çekip bitirince sıra bana gelmişti.

Düşünen Adam ve Düşünceli Kadın :)

   

  Düşünen abiden karşıya doğru geçince meşhur Cehennemin Kapıları'nı görüyoruz. Bu eseri layıkıyla incelemek için bahçede tam karşısına teleskop bile koymuşlar. Çünkü kapıda pek çok dini figür bulunmakta.

Cehennem Kapıları bahçenin bu kısmının tam dibinde, geri dönerken Calais Burjuvaları ile karşılaştık. Orijinali Calais'de imiş bu eserin. İngiltere ve Fransa arasındaki 100 Yıl Savaşlarında şehir işgal altında iken kendini feda eden 6 kişiyi anlatıyor yanılmıyorsam.

Calais Burjuvaları

   

  Bahçede yürümeye devam ettik. Her köşede başka bir heykel çıktı karşımıza.

Ta en uca kadar yürüyüp bahçenin güzel yapısın etkilendik.

     

  Bahçenin en ucundan müzenin görünüşü

Rodin yaşadığı Hotel Biron'u , içindeki tüm eserleriyle ölmeden önce Fransa hükümetine bağışlamış. Böylece bu müzeyi gezme şansına kavuşmuşuz.

Hotel Biron    

  Müzeden çıkınca hemen karşıdaki kafede oturarak birer kapuçino içtik. Zaten Paris'in en şahane yönlerinden bir de her yorulduğunda poponu koymaya bir kafe bulabilmek. Hop çök ilk gördüğün kafeye, bir kahve ya da bir kadeh şarap iç, parayı masaya bırak git. nefis!

Üzerinde köpüğü, köpüğünde kakaolarıyla kahve de nefisti. Garson kardeş de, kahverleri servis ederken "Happy birthday too youuu" diye şebeklik yapınca çok eğlendik. Zaten Paris'de öyle kitaplarda yazdığı gibi , ukala, ters, insana yardımcı olmayan garsona rastlamadım henüz!

     

 

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri     Loire Vadisi    Çek Cumhuriyeti    İngiltere    Fransa    İspanya    İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan    Bardak Altlıkları