REAL FIESTA --> BLOG --> SEYAHAT --> 80'LER

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan   Bardak Altlıkları

 

2007 Londra Seyahati

 

Londra1    Londra2    Londra3    Londra4    Londra5    Londra6    Londra7    Londra8    Londra9    Londra10

 

  İlerleyen günlerde Londra'nın güzelim müzelerini ziyaret etmeye devam ettik.

South Kensington metro durağından inip yukarı hiç çıkmadan Exhibition Road'a giriyoruz ve V&A'i geçip Natural History Museum'a (Doğa Tarihi Müzesi) giriyoruz.

Müzenin binası ilk bakışta görkemiyle etkiliyor.

Natural History Museum    
  Müzenin ana girişinde devasa bir dinozor fosili bulunuyor.

Müzeye giriş ücretsiz, müze sabah 10:00 akşam 17:50 saatleri arasında açık

Girer girmez bir tane plan aldım ve bu plan üzerinden müzeyi gezdim, yoksa mutlaka birşeyler kaçırıyorsunuz.

Diplodocus    
  Müzenin en ilginç bölümü dinozorlar kısmıydı. Bu galerileri gezerken Jurassic Park filminin aslında pek gerçekçi olduğu kanısına vardım.

Müze düzeni mükemmeldi, odaları bölmelerle ayırmışlar ve bu bölmeleri takip edince herşeyi görmüş oluyorsunuz.

Mamut    
  Dinozor fosilleri ve yumurtaları inanılmazdı, ayrıca galerinin çeşitli yerlerine hareket edip kükreyen dinozor robotları yerleştirilmişti. Tepemizde komple dev dinozor iskeletleri tavana tutturulmuş,  boşlukta yüzüyorlardı.
Jurassic park fosili    
  Bu robotların en muhteşemi orijinal boyutlardaki T-rex idi. Karşısında duruyorsunuz, size bağırıyor, kükrüyor, hareket ediyor.

Panolarda, bilgisayarlarda, ekranlarda dinozorlarla ilgili bilgi bombardımanı yapılıyordu, hergün bu müzeye gelerek bir galeriyi çalışırsanız, çok şey öğrenebilirdiniz.

Bu müze de diğer Londra müzeleri gibi alabildiğine interaktif ve öğretici idi.

T-rex    
  Memeliler kısmında tüm hayvanları orijinal boylarında görmek mümkün, kimisi ile ömrümde ilk kez karşılaşıyor idim. Bunların en görkemlisi galerinin orta yerine yerleştirilmiş dev mavi balina idi.

Kuşlar galerisi gözalırken, böcekler kısmı iğrenç derecede gerçekçi idi.

Memeliler, ortada dev mavi balina    
  Müzenin en etkileyici bir diğer bölümü İnsan Biyolojisi idi. Burada ilk hücrenin oluşmasından itibaren insanın oluşumu, büyüme, duyular, herşey ekranlar, oyunlar, enteresan deneylerle anlatılıyordu. Herhalde burası dünyanın en muhteşem müzesi idi.

Koridorlar boyunca sergilenen fosiller insanı dünyanın ilk çağlarına geri götürüyordu.

Hertürlü deniz hayvanı ve kabuklular ayrı bir galeride yer almakta idiler.

Plesiosaur    
  Ancak müzede beni benden alan bölüm Yeryüzü Galerisi oldu. Galerinin girişindeki yeryüzünün antik çağlarını temsil eden heykeller arasından geçerek yerkürenin içine çıkan yürüyen merdivenlerle galeriye ulaştık.

Bu galeride yeryüzünün oluşumundan günümüze tarihçesine tanıklık edebiliyorduk. Dünü, bugünü ve geleceği ile dünyamızın tüm hayatı bu galerilerde sergilenmekte idi.

Bu galerideki enterasan bölümlerden biri de Japonya'da yaşanan bir depremin canlandırıldığı deprem odası, odada duruyor ve depremi yaşıyorsunuz. Korkunç.

Yeryüzünün tarihi    
  Müzenin üst katına çıktığımızda bizi tavandan sallanan şempanzeler karşıladı. Bu bölüm primatlara ve evrim teorisine ayrılmış idi.

En tepede ise 1300 yaşında Dev Sekoya ağacı kesiti bulunuyor idi. Bu ağaç neler görmüş neler geçirmiş, dünya tarihi yazılırken o hep varmış. Sonunda devrildiğinde kesitini bu müzeye koymuşlar.

Müzenin ana salonu    
  Natural History Museum'dan çıkıp Exhibition Road (Sergi Yolu)a indik ve son durağımız Science Museum'a geldik (Bilim Müzesi)

Science Museum'a giriş ücretsiz, müze hergün 10-18 arası açık.

Giriş katında öncelikle Modern Dünyanın Yaratılması bölümü, Enerji konulu galeri ile uzay gemilerinin bulunduğu uzayı Keşfetmek  kısmını gezebilirsiniz.

Science Museum    
  Modern Dünya'nın Yaratılması bölümünde 1700lerden günümüze endüstrinin ve teknolojinin gelişimini görebiliyorsunuz.  Uzay bölümünde bir mekiğin içinde yaşamanın ne demek olduğunu ve uzay keşiflerinin ne aşamada olduğunu inceleyebiliyorsunuz.

Enerji salonunda ise dev motorlar görebilmekteyiz.

Stephenson'ın lokomotifi Rocket    
  Mika Hakkinen'in kaza yaptığı otomobili de bu müzede idi, fotoğrafını da çekmek yasakmış ama ben uyarıyı resmi çektikten sonra görmüş idim.
Mika Hakkinen'in kaza yaptığı F1 otomobili    
  Birinci katta tarım tarihçesi, iletişimin yıllar boyu gelişmesi, plastik, zamanın ölçümü, hava konularına ayrılmış galeriler bulunmakta
     
  İkinci katta hesaplama ve matematiğin tarihi, enerji, gemiler ve Spitfire uçağın incelemesi bulunmakta.
     
  Mesela bir sergi alanı karartılmış, siz önüne gittiğinizde aydınlanıyor, ve ekranda geçmiş yüzyıllarda telgrafla iletişim kurmaya çalışan bir adam görüyoruz. Görüntü ağır ağır değişiyor ve yıllar boyu iletişim araçlarının gelişimine tanık oluyoruz, ta ki günümüze kadar.

Serginin önünden bir adım geri gidiyoruz ve ekran kararıyor.

Bir transatlantiğin telgraf odası    
  Gemiler kısmında RMS Titanic'i aradım fakat bulamadım. Tanıdık gemilerden Normandie 'yi görebildim.
     
  Üçüncü kat uçuşa ve insanlığın uçuş tarihine ayrılmış idi.

 

Mongolfier balonu    
  Montgolfier balonu ile başlayan uçuş tarihi, ilk  uçaklar, zeplinler, iki kat kanatlı uçaklar, nihayetinde jetlerle günümüze kadar göz önüne seriliyor.
     
  Trafalgar Meydanı'ndaki National Gallery , muhakkak gezilmesi gereken harikulade bir resim sergisine sahip. Galeriye giriş ücretsiz, galeri hergün 10-18 arası açık.

Resimler yıllara göre bölünmüş, 1250-1500 arası sıkıcı dini temalı resimler arasında Van Eyck ve Botticelli gözden kaçmamalı.

1500-1600 arası en önemli eser Leonardo'nun Kayalıklar Bakiresi. Bu resmin ilk ve bu kadar dini olmayan versiyonunu Louvre'da görmüş idik.

1600-1700 arası çok görkemli eserleri kapsıyor, özellikle Rembrandt'ın manzaralarının karşısında oturup kaldım.

Ne var ki en beğendiğim dönem 1700-1900 arası çünkü en sevdiğim akım olan İzlenimcilik bu zaman diliminde yer alıyor. Monet, Pisarro derken Vincent'ın Ayçiçekleri ile karşı karşıya geldiğim an ağlayacaktım sevinçten resmen. Yanında da Buğdaytarlası resmi, kendimden geçtim.

National Gallery    
 

National Gallery kartpostalları £3

Büyük boy Impressionist kitabı £7,95

Ayçiçekleri kopyası £6

 

National Gallery'nin hemen yanında National Gallery of Portraits bulunmakta. Bu müzede de İngiltere tarihi boyunca yaşamış önemli insanların portreleri sergileniyor. Bu müzeye de giriş ücretsiz ve mağazasında güzel kitaplar var.

 

Akşamüstü ise Harrod's mağazasını gezerek günü bitirebilirsiniz. Bu mağaza devasa bir labirent gibi, içinde kolayca kayboluyorsunuz. Çok lüks giyim, aksesuar, mücevher, yiyecek markalarının bulunduğu bu mağazada Prenses Diana ile Dodi heykelini ziyaret edip hatıra defterine yazabilirsiniz.

 

Paris kitabı £25

Star Wars Ep.1-2 DVD tanesi £7

Harrod's    

 

Londra1   Londra2   Londra3   Londra4   Londra5   Londra6   Londra7   Londra8   Londra9   Londra10

 

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan   Bardak Altlıkları