Masumiyet Müzesi
Orhan Pambık'ın Nobel ödülü kazandıktan sonra çıkarttığı bu romanını merakla aldım ama okurken o kadar içim daraldı ki, 3 günde zor bitirmiştim.
Kitapta Nişşantaşı'lı zengin Kemal Beyin, fakir uzak akraba kızı Füsun'a duyduğu kahredici aşk hikayesi anlatılıyor. Kitabın başı güzeldi, ama sonra Kemal Bey "Füsuuunn, Füsuuun" diye adeta dellenince bana da fenalık bastı, yok işte Füsun'un donu, seviştiklerinde içtiği sigaranın izmaritini filan toplayıp müze kurdu Kemal Bey. Allah belanı versin Kemal Bey, başını yedi Füsun'un. Sonra bu sıkıntılı yerler bitince, yazar girdi işin içine, merhaba ben Orhan Pambık hahaahah, burası güzeldi kitabı. Sonları yine akıcıydı, ama en çok enn sonunu beğendim.

