REAL FIESTA --> BLOG --> SEYAHAT --> 80'LER

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan   Bardak Altlıkları

 

1999 Japonya Uluslararası Öğrenci Konferansı

 

Osaka   Nara   Osakajo   Osaka4   Osaka5   Kyoto   Kyoto2   Nijojo   1001Buddha   Osaka6   Ayrılış

 

Osaka'ya veda, Ohatsutenjin Shrine

 

 

3 Ağustos - Sabah çeşitli ekmeklerden oluşan bir kahvaltı yedik, tost ekmeği, sarmısaklı ekmek, kepekli ekmek vb. Sonra anne bizi arabayla büyükbabalara getirdi, onlarla ve anne ile vedalaştım. Naoko ile trene binip Hankyu Umeda istasyonuna geldik. Hankyu, her mağazası Akmerkez'den büyük bir mağazalar zinciri.

 

Tüm Osaka grubu, beraberce, şehir merkezinden uzak, göşterişsiz bir semtteki küçük Japon tarzı bir otele geldik. Ayakkabılarımızı çıkartıp hasır kaplı odamıza geçtik. Tek mobilya, yatakların toplanıp kaldırıldığı bir dolap ve klima idi. Tuvalette ise pisuvar klozetle aynı yerdeydi, yani tuvaletten çıkarken aleti elinde işeyen biriyle karşılaşmak olağan işlerden.

 

 

Otele gelmemizin sebebi study tour'un "study" kısmı içindi. Bize ayrılmış iki geniş odadan birinde toplandık, yerde bağdaş kurup ilk tartışmaları yaptık, konu : kültürel ve tarihi varlıkları nasıl koruruz?

Tartışmadan sonra marketten alınmış çörek, suşi, krakerler ve Japon çayı ile güzel bir yemek yedik. Yemekten sonra biraz daha sohbet ettik ve gezme zamanı geldi.

 

İlk gittiğimiz yer Ohatsutenjin Shrine idi. Shrine, Shinto dininin tapınağı, temple ise Buddha dinine ait. Temple'da çanı iki kere çalıp Buddha'ya bozuk para atıyorsun, shrine'da ise iki kere el çırpıyorsun. Temple'da el çırpmak yok, oyuna benzer ritüellerle ibadet ediliyor, sularla oynamak, topları döndürmek gibi. Shrine'da ise el çırpıyorsun.

 

Underground Shopping Center - Yeraltı Alışveriş Merkezi, yeraltındaki Akmerkez. Son moda mağazalarla dolu kocaman bir alışveriş dünyası. Naoko ve Hiroko ile çok eğlendik. Burada çantama takmak için ucunda minik bir çıngırak olan bir kedicik aldım, çünkü Japonya'da kızlar çantalarına ve cep telefonlarına şıngır mıngır birşeyler takıyorlar ve yürürken hepsi çıngırdıyor. Ben de modaya uydum böylelikle.

Duvarın tekinde kocaman kabartmalar vardı, müzik aletleri ve ses çıkartabileceğiniz kocaman düğmeleri var, çok matrak, Naoko davul çaldı, ben de zil, yeraltında caz yaptık.

Ve artık veda partisi zamanı gelmişti, kapalıçarşının birinde bir restorana girdik. Ortada uzun bir masa, etrafı yastıklarla çevriliydi, dev gibi sürahilerle bira geliyor, garson durmadan yiyecek taşıyordu, tavuk, somon, salata, jambon, ispanyol usülü deniz böceği, hint usülü spagetti, körili hint ekmeği, dondurma, meyve, kahve jölesi, bir ananasın içinde gelen kremşantiyeli mısır gevreği...

Çılgınlar gibi içip eğlendim o gece. Oğlanlardan bazısı restoranın kapısında oturup kustular ve kalkamadılar, sağlam olanlar ise bana hayranlıklarını dile getirdiler, muhteşem içiyormuşum! Aaah ah, o zamanlar gençtim ve sıkı içerdim, bununla da marifetmiş gibi övünürdüm.

 

 

Otele döndüğümüzde yataklar serilmiş, yukatalar dizilmiş bizi bekliyorlardı. Acı gerçeği öğrendim, bizdeki hamam usülü iki kızla birlikte yıkanmam gerekiyormuş. Allahtan Haruna çok düşünceli çıktı ve ben yalnız yıkanırken kapıda bekledi. Herkes yıkanıp yukata ve pijamasını giyince kızlarla oğlanların odasının arasındaki kapıyı açtık, soğuk çay içip sohbet ettik.

 

Restoranın önünde kusan oğlanlar utanç içinde gelip yataklarına saklandılar, biz de saati kurup yattık. Ertesi sabah tüm diğer katılımcılarla buluşacağımız Kyoto'ya gidecektik ve konferans resmen başlayacaktı.

 

Osaka   Nara   Osakajo   Osaka4   Osaka5   Kyoto   Kyoto2   Nijojo   1001Buddha   Osaka6   Ayrılış

 

ANASAYFA    Hakiki Muhabbet    80'lerin TV Dizileri    80'lerin Çizgi Filmleri    İngiltere    Fransa   İspanya   İtalya   İsveç    Japonya   Macaristan   Bardak Altlıkları