Blog Widget by LinkWithin

REAL FIESTA - HAKİKİ MUHABBET

REAL FIESTA BLOGGERS

Cumartesi, Kasım 21, 2009

New Moon kritiklerimi bildiriyorum dostlar

Amanın, fimpir kardeşlere bir ruj sürmüşler, göreyim möreyim demeyin. Beyaz podraları bu sefer çok başarılı olmuş ama o dudaklar, hele edvırd'ın dudaklarına taşıra taşıra ruj sürmüşler. Bi de bu oğlan çirkin yahu, (ben her koşulda Bay Gary Oldman Dracula'nın concubine'ı olmayı tercih ederim, açık konuşayım) işte o çirkin haline o kiraz rengi  ruju sürünce bi de kenarları taşırınca olmamış

Film kitaba çok bağlı kalmış, aferin Chris Weitz. Yönetmen farkı daha ilk açılışta New Moon yazısı çıkarken kendini gösteriyor. Film aynen kitaptaki gibi Bella'nın yaşlanmakla ilgili kabusuyla başlıyor ve  aaaa dedirterek bitmeyi beceriyor. Sonuçta adamın elindeki materyal Twilight yani bence çok iyi iş çıkartmış.

Bella bu filmde histerik kafa sallamalarından göz kırpmalarından kurtulmuş en azından minimuma indirmiş, ancak kendisinin kabus gördüğünde neden anırdığını anlayamadım?

Edvırdın parlamasını geliştirmişler

Alice harika, kesinlikle %100 Alice :)))

kurtlar çıkınca ohhaaa dedik, hakikaten ayı mı kurt mu anlamadım öküz gibiler, çok başarılı olmuş.

filmin sonuna doğru bunlar volterra'da iken Alice Bella'nın fimpir olacağını söylüyor ya, o anda Alice'in geleceğe dair öngörü sahnesi girdi, aman bütün sinema yıkıldık gülmekten, edvırd ile bella ormanda cüneyt ve türkan tadında koşuyorlardı püaahahahahahah, ne gereksiz olmuş.

eğer kitabı okuduysanız ya da ilk filmi seyrettiyseniz mutlaka gidin bu filme. Ben hem sevdim hem de çok eğlendim. Kitabın içine girmiş gibi oldum yani o kadar bağlı kalmışlar kitaba.


Etiketler: ,

Cuma, Kasım 20, 2009

Akşam olsa da New Moon'a gitsek

İşte New Moon filmini izlememize saatler kalmıştı sevgili seyirciler. Rotten tomatoes yorumları berbat haaahahahaa  Eh ben de sinema tarihini değiştirecek bir şey beklemiyorum tabii. Ama bu kadar okuduk ettik, aylarca bekledik, eli yüzü düzgün bir film olsun , zevkle izleyelim istiyorum. Akşam Profilo'ya gideceğiz, tabii önce yemeklere gömüleceğiz, artık kebap mı olur, sınırsız pizza mı olur bilemem. Üzerine de bir paket çokşeker alıp filme gireceğiz. Hadi akşam olsun , hadi, hadi , hadi:)))



Etiketler: ,

Salı, Ağustos 04, 2009

hah!

Etiketler:

Cumartesi, Temmuz 25, 2009

Yeni NEW MOON klipleri

real fiesta magazin servisi gururla sunar :)))

ilk klipte Jacob Bella'ya motör dersi veriyor, ikinci klip meşhur Volterra sahnesi :

http://www.youtube.com/watch?v=3ucMrT9M7iY

http://www.youtube.com/watch?v=k59vcKoFuro




Etiketler: ,

Pazartesi, Haziran 08, 2009

Geyik

Dün Sibo ile Twilight filmini izledik sevgili seyirciler. Kocası Japon'u da çağırdık ki, enteresan yorumları ile günümüzü şenlendirsin (kendisi abim olur:)

Neyse efendim film başladı, Sibo da kitapları okuduğu için tüm detayları biliyordu. Ama abim daha ilk dakikadan dırdırlanmaya başladı, "kız filmi mi bu, erkek yok mu" dedi, işte geliyor dedik, edwaard dedik, "aha tam kız filmi" dedi. Kurtlarla vampirleri birbirine karıştırdı, "yiyecek mi kızı" diye sorup durdu.... neyse izlemeye devam ettik.

Bella ile fampir çocuğun yüzleşme sahnesinde abim dedi ki, "çocuk bana böle bişi sölese, bağırsaklarımı bile boşaltırdım, altıma mışmayı bırak, sonra da bağırsaklarımı toplar kaçardım"

Sonra Edward'ın Bella'yı sırtına alıp uçtuğu sahnede "ben olsam arkamda kakadan izler bırakırdım"

Meşhur, hatta MTV movie awards ödüllü öpüşme sahnesinde ise Sibo çok helecanlanıp bir şey dedi ama anlamadım, ne dedin kız? :)))

Film bitince abim devamını sordu, 20 Kasım'da gelecek dedim, ona hep beraber gideriz demesin mi???? :))))

O zaman şu mükemmel "Bella yerine bir cheeseburger olsaydı ne olurdu" konulu fanmade fragmanı izleyin, süper olmuş :)))

http://www.collegehumor.com/video:1909423

Etiketler:

Pazartesi, Haziran 01, 2009

New Moon

İşte New Moon filminin fragmanı

http://vids.myspace.com/index.cfm?fuseaction=vids.individual&videoid=58185785

bence Twilight'dan daha iyi bir film olacak, yönetmen değişikliğinin etkisidir belki, kim bilir. İlk filmdeki tıfıl Jacob da olmuş size bir taşş yavrusu peeehhh. Kurda dönüşme sahnesini çok sevdim :

ve de posteri:

Etiketler: ,

Perşembe, Ocak 22, 2009

Kucciiağıımaa geelll Edward

Dün akşam bütün karılar toplandık ve ofisten çıkıp Profilo AVM'ye sinemaya gittik dostlar. (Deniz'in kocası da geldi ve sessizce yanımızda eziyet çekti çünkü kendisini Twilight filmine sokmuş idik zorla.)


Çarşamba Profilo sinemasında halk günüymüş, biz de çok paççozduk, hele ben koleksiyon göndermiştim ve saçlarım da ormanda 18 ayının saldırısına uğradım modeline girmişti. Ay çok çirkindim dün akşam bee, kendini çirkin hissetmek de berbat bir duygu :(( biliyorsunuz hayatta tek amacım güzel olmak:)

Neyse, biletleri aldık, sonra Çıtır Hindi diye bir yerde salata yedik. Öbür paççozun başkanları çıtır hindili salata yediler, ben de ızgara hindili şefin salatasından yedim. Harikaydı. öyle 2 ot, 3 yapraklı kıytırık salatalardan değil, maşşallah bol malzemeli, doyurucu birşeydi.



Sonra filmde uyumayalım diye sert birer kahve çaktık ve filme girdik. Aman Allah, yarrım saat reklam izlettirdiler, ve bu çile de bitince filmimiz başladı.

Ben epey pespaye birşey beklerken film samimiyetiyle beni şaşırttı! Gerçekten emek verilmiş bir iş var karşımızda. Coppola'nın Bram Stoker's Dracula filmi gibi değil elbet ama kendi küçük ölçüleri içinde çok özenli çekilmiş, görüntüleri ve müzikleri şahane bir film. Oyuncular başarılı. Bella karısının sürrekli kirpiklerini kırpıştırması dışında tek rahatsız edici şey; kitapta dünyanın en harikulade varlığı olarak anlatılan sarışın bomba vampir Rosalie'yi dipleri 5 parmak çıkmış, çirkin sarı boyalı saçlı paççoz bi karının oynaması idi. Kızım Hollywood'da sarışın karı mı yok anlamadım gitti. Bir de Bella'nın Kızılderili arkadaşı Jacob'ı oynayan çocuk belki de filmdeki en iyi genç oyuncuydu. Kısa rolüne rağmen doğallığıyla etkilemeyi bildi. (Yaaa yaşlandıkça Atilla Dorsay gibi mi yazmaya başladım ne oluyor bana??)



Neyse tabii biz filme Bella ya da manzara için gitmemiştik. Bu filme gitmemizin tek sebebi acı çeken asil vampir güzellik Edward (Robert Pattinson) idi. Hahahayytt kuccaaağimaa geeelll Edward. Film de zaten Edward'ın hem delicesine kanına susadığı hem de imkansız şekilde aşık olduğu insan kız Bella'nın hikayesini anlatıyor. Bu çelişki kitabın o meşhur akıcılığının en büyük sebebi. Saldırı olacak mı? Olmayacak mı? Durmadan okuyası geliyor insanın:)))

Film ise konu itibariyle kitabın özeti gibi. Kitaptaki o çatışmayı, acıyı tamamen veremiyor. Yani bu Bella karısı nasıl pıt diye aşık oldu Edward'a, o onu niye sevdi, Edward'ın gece ziyaretleri, soğuk pürüzsüz teni, taş gibi (yani vampirliğinden dolayı granit gibi sert olmasını kastediyor :)) vücudu, dudaklarının soğuk dokunuşları... Bella'dan uzak durması gerektiği halde azap içinde yine de onun yanında kalması ve bitmek bilmeyen yakıcı susuzluğu... Bunlar kitapta güzel güzel anlatılırken, filmde gayet özetle geçilmiş. Yani film öncelikle kitabı okuyanlara yönelik çekilmiş.



İşte böyle dostlar, sonuçta iyi hoş bir film, soundtrackini de kesinlikle alacağım. Bir de film bitince paççozun başkanı Deniz "Edward'ı sana yedirmezler kızıım" diye atlamaz mı??? Aaa o kadar şaşırdım ki sadece "paççozzz" diyebildim kendisine. Sonra sevgilisi olanlar vampircilik oynamak, olmayanlar da soğuk bir duş alıp uyumak üzere evlere dağıldık. Artık gece kim rüyasında ne gördü bilemiyorum, karıların hiçbiri anlatmıyor, hepsi Edward sayıklamalarında :)))

xoxo

Etiketler: , ,

Blog Widget by LinkWithin