Blog Widget by LinkWithin

REAL FIESTA - HAKİKİ MUHABBET

REAL FIESTA BLOGGERS

Çarşamba, Ağustos 12, 2009

Ayvalık'ta cin paniği

KIZIIMMMM KIIZIMMMM

Kamuran muhabbeti gerçek oldu kızıımmmmm

Ayvalık'ta cin paniği - Mynet Haber


Ayvalık'ta cin paniği büyüyor! Küçük kız başını 180 derece döndürüyor iddiası korkuttu!


Etiketler: , ,

Salı, Temmuz 07, 2009

100+ Portraits of Iconic People of All Time | Webdesigner Depot

fotoğraflar çoook güzel

100+ Portraits of Iconic People of All Time Webdesigner Depot





Etiketler:

Mark Jenkins: Street Installations

Mark Jenkins: Street Installations


Etiketler:

Pazar, Mart 08, 2009

kahkül, kırmızı ruj, gece kremi

Kadın olmak ne güzel şey değil mi? Adamlar asla saçını yeni kestirmenin verdiği zevki hissedemezler. Mesela şimdi benim saçım kısacık kahküllü ve ustura ile çılgınca kat atılmış, arkaları kısa önleri uzun kesildi, oh la laaa... Tabii böyle bir saç kesimine bence en yakışan şey kırmızı ruj! Ben de Max Factor Lipfinity serisinin en kırmızısını aldım. Sonracığıma gece + gündüz + göz çevresi krem setimi yeniledim, 30 artı moduna geçtim dostlarr, ne de olsa gelecek Cumartesi günü en hoşşik yaş olan OTUZBİR yaşıma gireceğim. Ay nasıl bir yaş bu beeaaa??? neyse, bu krem setlerinde gece kremim hep önceden biter, çünkü avuç avuç dizlerime sürüyorum gece kremini, siz de sürün. Bir kadının yaşı dizlerinden hemen belli olur, ayrıca bir hanımefendinin asla buruşuk dirsekleri olmamalı.

Herneyse, bir de şu kapıya sıkışan parmağım var. Artık acımıyor ama tırnağın altı mosmor hala, o yüzden ben de diğer tırnaklarımı da morartmaya karar verdim ve de siyah oje aldım, nasıl? işte adamlar asla bizimle başedemezler heee! Halbuki bir adam gider öbür parmaklarını da kerpetenle sıkıştırırdı püahahaha

Şimdi gideyim de oje süreyim o vakit.




Etiketler: ,

Çarşamba, Şubat 18, 2009

Kısa kısa

Ranini'nin kısa kısa formatından yazayım dedim ben de:)

***Accessorize full yeni sezonu açmış, %70 indirim bitmiş gitmiş. Yeni sezonda düdük kadar cüzdanlar 40 Lira, rahat mısınız siz beaa demek istedim mağazada. Sustum. Çünkü aslında akşam çıkarken şöyle çapraz takılabilecek, ufak, ama gerekli şeyleri sığdıracak kadar hacimli bir çanta istiyorum. Mango'da var bir tane, hani tepesi babaanne cüzdanları gibi toplu çantalar var ya, clutch bag, o model, ince zincirli... O olabilir.

***Lego Star Wars oyunu, Hadsizciğimin deyişiyle güzel götümüze girdi. Bu ukala oyunu oynamak için çok özel bir grafik kartı gerekiyor imiş. Ayol benim laptopum, bu oyundan daha sonra çıkmış gelişkin oyunları gayet oynatıyor, bu lavuk oyun özel ekran kartı istiyor. Hay bin kunduz. Sonuçta bu eğlenceden mahrum kaldım, onun yerine The Godfather oyununa başladım. Aman bunun da klavye kontrolleri çok zor, arabalı bölümde bütün Little Italy'i çiğnedim , nüfus kalmadı mahallede. Sonracığıma Luca Brasi'nin suikastçilerini harcadım, ortalık kan gölüne döndü :)))

***Lady Charlottecuğum ile çay içerken tipiye yakalandık geçen akşam. The Marmara'nın önünden taksilere dağıldık, dedim ki adama sahilden gidelim, o siktiğimin Etiler'i Uludağ'a dönmüştür... Yok dedi abi, yollar temiz. Zincirlikuyu'ya çıktık ki, ortalıkta göz gözü görmüyor; bir karış kar. Etiler desen trafik sıkışmış, tipi felaket, millet gitmiyor... Ulan sanki ilk kez kar yağıyor İstanbul'a, bu kadar herif ilk kez araba kullanıyor, hey gidi ! Neyse, Bebek'e indik karla kaplı meşhur yokuştan, tabii tropik iklim hüküm sürmekte idi burada:))

***Ya ben Nokia N85 almak istiyorum

***Ofiste sürekli I Want to Break Free diye böğürmekteyim, aaa herkesin diline dolandı, pek de güzel oldu. Her akşam 5'te, I Want to Break Free üzeri Radio Gaga ile bir kaç dakika mola verip coşuyoruz

***Haftasonu Bakırköy'de çok korkunç bir falcıya gidecektik ama hastalanmış kadın, gidemiyoruz. Korkunç olmasının sebebi, kadın çok net birşeyler söylüyor dediler, ben de dedim ki, ayaklarına baktınız mı, ters mi düz mü? Hahahahaaa, korktu herkes şimdi.

***Bu haftasonu sanırım Mojo'dayım, sabaha kadar dans! Lady Charlotte ile Zekish de yaşar konserindeler tıngır mıngır :)))

***Bu aralar macera yaşamadığım için çok ot oldu günlüğüm.

***Bu aralar ne okuyayım bilemiyorum, kitap tavsiyesi verin bana dostlar. Şöyle akıcı, macera, casusluk, aşk... Allah ne verdiyse olabilir içinde . Korku da olabilir. Çok korkunç olsun. Hadi bakalım bekliyorum.





Etiketler: ,

Cuma, Ocak 09, 2009

lay lay lom!

selam dostlar

Bi tane trafo var. Bu trafo bazen patlayınca işyerimin bulunduğu Okmeydanı ghettosunda elektrikler kesiliyor ve biz de bütün gün lay lay lom! İşte dün de bu kutlu olayı yaşamış idik. Trafo patladı ve elenktürük idaresi akşama kadar anca yapılır bu trafo deyince biz de Cevahir'e gittik (sevdiğimizden değil, işe yakın diye)

Yedik, içtik, mağaza gezdik. Ben de Koçtaş'tan pembeli morlu şirin kocaman bir kutu aldım, kutuya dünya seyyahatlerimden topladığım kartpostal, broşür, metro bileti, restoran kartları vb vb zıngırtıları doldurdum, o kadar güzel oldu ki. Gerçekten seyyahat etmeyi çok özledim.

Bunun dışında Twilight serisinin tüm kitapları Amazon'dan geldi. Twilight, New Moon, Eclipse, Breaking Down. Öküz gibi kalın bunlar ama çok rahat okunan şeyler oldukları için bir sıkıntı olacağını sanmam. Kitaplar TR'deki fiyatlarından daha ucuza geldi, nakliye parası da fiyata dahil olmak üzere. Amazon'dan uygun fiyatlara çok şahane resimli kitaplar da almak mümkün biliyorsunuz, bir çuval Paris, Marie Antoinette kitabı almış bir vatandaş var burada. Hem de çuvalla para saçmadan.






Yarın da La Capitana ile buluşacağız. Bana yeni bir rejim listesi verecek, milyarlarca para saçıp meşhuur bir tiyetisyenden almış listeyi ayol. Ayrıca kendisi 6 kilo birden zayıflayıp kocacığının almaya söz verdiği yeni Vakko kıyafetlere hak kazandı. Ben de 6 kilo birden verip güzelim eteklerimi giymeye hak kazanayım, başka da birşey istemem. Bakalım nasıl bir tiyetmiş. Güzelse ben size beleşe Real Fiesta'dan yayınlarım pühahahahah

öyleyken böyle işte
xoxo

Etiketler: ,

Perşembe, Kasım 27, 2008

istiyorum

Bu aralar o kadar macerasız geçiyor ki, günlüğüme ne yazacağım bilemedim. Çünkü bayram öncesi yetişmesi gereken koleksiyonların bunalımı her ihracatçı firma gibi bizi de sarmış durumda. Bu durumda ben de yaptıklarımdan değil yapmak istediklerimden bahsedeyim.

Ben 2 tane şey almak istiyorum.

1.) Nokia N85 telefon, yani yeni saç kesimim ile en çok uyuşacak cihaz :)



2.)  Bir adet Sony VGN-FW21E Notebook . Böyle daha çok yazmak, internette çılgın atmak, oyunlarda rekor kırmak için :)))

İşte böyle hayaller kuruyor idim fakat bu krizde, şu bir haftalık cillop gibin tatili bile değerlendiremeyecektik. Seyahat yoktu bu bayram. Çok üzgünüm.:(

Etiketler:

Cumartesi, Ekim 18, 2008

Öyleyken böyle

Pek sakin bir hafta geçti gitti. İş açısından değil, macera açısından. Her akşam geç çıktığım için ofisten, macera da yaşayamadım bu hafta. Yaptığım en güzel şey şu idi : Salı ya da Çarşamba akşamı olacak, markete uğrayıp bir hevenk muz, iki paket yeşil elma aldım. Evde de mandalina vardı. Tabağıma sapsarı muz, yemyeşil elma ve canlı parlak koyu sarı mandalinleri dizince o kadar güzel göründü ki! Bütün bir hafta en çok hoşuma giden bu güzel meyve renkleri oldu.


Bu hafta yaptığım diğer bir şey de Aşk-ı Memnu dizisini izlemek oldu. Meşhur TRT versiyonu ben doğmadan önce oynadığından onu izlemiş değilim. Fakat romanın layıkınca uyarlanması için sanki dönem dizisi olması gerekiyor. Bu devirde yasak aşk mı kaldı? Bihter hanım kızımız Ednan Beyi bırakıp Matmazelle Parise kaçsa normal gelecek neredeyse. Nerede kaldı Behlül'le boynuzlamak. Zaten Ednan Bey rolünde Selçuk Yöntem pek fena bence. Tip olarak yani. Adamda zengin yalı çapkını tipi yok. Hani yün bere taksın yalının önünde balık tutan namuslu kendi halinde bir adam olsun tamam. Bir de o potur suratı, vantuz gibi dudakları ile Bihterle aşk sahneleri yaşayınca gönlüm bulandı biraz. Ne bileyim bu rolde Rutkay Aziz olsaydı, ya da Haluk Bilginer. Hoş ben Bihter olsam, Ednan bey de Haluk Bilginer olsa, 100 gönlümün birini Behlül'e vermez idim o ayrı hahahaahahyyt.

Neyse bu dizide bir Nihal var, uyuz Nihal. Babası Bihter'le evlenecek diye ayılıp bayıldı. Suratsız nemrut birşey. Bir de kızcağıza sürekli fena elbiseler giydirip pilli bebek gibi yürütmüyorlar mı? Zavallım, o bir içim su Bihter'in yanında balkabağına dönüyor. Halbuki güzel bir kız aslında. Bunun bir de kaknem dadısı var. Bu devirde kaldı mı matmazelle büyüyen kız bilmiyorum da, bu dizide var işte. O da yere bakan yürek yakan Ednan Beye aşık. Fakat dediğim gibi Ednan Bey güzeller güzeli Bihter'den başkasını istemiyor. Bihterciğin de tek istediği cadaloz annesinden kurtulup Ednan Beyin yalısında bir eli yağda ötekisi havyarda keyif çatmak. Amerikalarda okumuş ama çalışayım diye bir derdi yok. Annesi de Firdevs Hanım, yani Nebahat Çehre, bir giyiniyor ki sormayın, hele son bölümde gündüz vakti giydiği siyah parlak deri eldivenler evlere şenlik idi. Firdevs'in arzusu da damadı Ednan' söğüşleyerek yalısında sürdürdüğü Lüküs Hayat'a devam edebilmek .

İşte durum öyleyken böyle. Neyse ki Cnbc-e'de Starter Wife ve de Gossip Girl izleyebiliyoruz da aklımız başımıza geliyor .


Etiketler: ,

Pazar, Eylül 21, 2008

yağmur yağıyor seller akıyor

Şimdi insanın canı parlak kırmızı renkli çizmelerini giyerek suların içinde dolaşmak istiyor ama benim kırmızı çizmem yok ki.



Etiketler:

Salı, Eylül 02, 2008

maşşallah

bu sabah kendi halimde uykulu uykulu şirkete doğru yürürken adamın biri üzerime eğilip
"maşşallah" dedi !!!






Etiketler:

Cuma, Mart 07, 2008

Ratatuy'un hakikisi

Arkadaşlar, arkadaşlar! Parisli gurme fare Remy meğerkim gereçek hayattan alınma bir şahsiyetmiş. Gerçekten de yemek pişiren, tencerenin üzerinden uçarak baharatlar atan, kepçeyi üzerine çıkıp fırdolayı döndüren bir fare varmış. Üşenmedim sizin için aradım taradım resmini buldum internet alemlerinde.... püahaahahahah
Yalnız bizim şirketteki kızlar bu şirin şeyi görünce kusma ve bayılma belirtileri gösterdiler, nedenini anlamış değilim


Etiketler: ,

Cumartesi, Aralık 15, 2007

Çok yoğunuz çok işimiz var

her gecenin körüne kadar çalışmaktan kayışı kopartmış idik

çok yoğunuz çok işimiz var çok acilll


Etiketler:

Pazar, Eylül 16, 2007

Podibus : Versailles, vue des toits - Les Jardins

Nasıl bir fotoğraf buu?

işte versay sarayındaki aynalar galerisinin restorasyonu tamamlanmıştı
bu web sayfasında odanın içindeymiş gibi 360 derece etrafa bakabiliyorsunuz, harikulade!

Podibus : Versailles, vue des toits - Les Jardins








Etiketler:

Cuma, Eylül 14, 2007

oyyy

www.radikal.com.tr'den


Etiketler:

Cuma, Ağustos 31, 2007

Nike çanta

Bugün işten erken saldılar bizi, ben de metroya binip 10 dakika'd taksim'e gittim; siteden atmış olduğumuz özger arkadaşımızla buluştum. Kendisine bir haller olmuş, sevgilisinin ailesi ile tanıştığından beri, kayınvalidem, eltim diye konuşuyor, 2 kere "eltim" dedi sayın seyirciler, çok tuhaftı doğrusu.

Özger'in yine şaftı kaymış, biliyorsunuz kendisi yıllardır o kurs senin bu kurs benim dolaşır durur, füze uçuracak mübarek!!! Peki ne oldu? Gidip 5 sap boncuk, 2 tane de pense almış, takı tasarımına başlayacakmış, hey gidim hey!

Özger'le Cafe İst'de oturup inecik kıtır hamurlu İst pizzadan yedik, çok beğendim. İst'in dondurmasını da severim ama bugün yemedim. Yemekten sonra ise Grand Rue de Pera'da bir tur attık. İşte bu turumuz sırasında Nike'ye girip asansörle en üst kattaki çanta bölümüne çıktık. Ve işte orada; ömrümde gördüğüm en mükemmel siyah çanta ile karşılaştım sayın seyirciler. Deri. Siyah ve çok şık, tam spor-şık kategorisinde, ama ağır bir model değil, tek kelime ile şahane bir tasarım. 250 YTL. Böyle ağlaya ağlaya çıktık tükkandan , ne yapalım.

işte o çanta :


Ondan sonra da gördüğümüz hiçbir şeyi beğenmedik.

Sonra kitapçı kitapçı gezerek minik mavi seyyahat kitapları serisinin London versiyonunu aradım ama bulamadım, onun yerine Mine Kırıkkanat'ın İspanya yazılarından oluşan PANDİSPANYA isimli kitabını aldım. Hava kararıp Özger'den ayrıldıktan sonra da Beşiktaş'a inip Alkım'a bir bakayım dedim ve tabii kitabım orada beni bekliyordu. Oradan üşenmeyip Akmerkez'e çıktım yine otobüsle, çünkü şirkette demlediğim kahvem bitmişti, Sıtarbaks'dan Etiyopya kahvesi çektirdim, o kadar mükemmeldi ki kokusu, zevkten başım döndü. Eve gelip hemen bir demlik kahve hazırlayıp içtim ve o sebepten şu saatte bu satırları yazmaktayım sayın seyirciler.
Ya da belki de uyuyorum ve rüya görüyorum ve bu yazdıklarım hepsi rüyamda olan şeylerdi.

Etiketler: ,

Çarşamba, Şubat 21, 2007

2010 İstanbul kültür kenti afiş yarışması birincisi

Lady Charlotte , cicim sana yol göründü :)



Etiketler:

Cuma, Ocak 12, 2007

600 yıl önce ’donan’ korku

dehşet.

Hürriyet - 600 yıl önce ’donan’ korku

Etiketler:

Blog Widget by LinkWithin