REAL FIESTA

Çarşamba, Şubat 28, 2007

İstanbul kaldırımlarındaki parlak lekeler

Yaz bitince hava soğur, kış gelir. Kış gelince bizim millet nezle olur. En azından küre olarak topluca ısınmamızdan önce olaylar böyle gelişiyordu. Bu sene kış mevsimi yerine kuru ayazlar yaşıyoruz, gelgelelim kar kış kıyamet görmeden de , milletce nezle olmayı başarabiliyoruz. Yediklerini çişe, içtiklerini kakaya dönüştürmekten başka bir yeteneği olmayan bazı vatandaşlarımız bu noktada 3. bir beceri geliştiriyorlar. Bu beceri burnun bir deliğini tıkayıp diğerinden keskin bir atış yapmak, veya burundan derin bir nefes alıp, nefesle beraber aşağı inen kütleyi , "hhhhaauurkk tuuu" efekti ile kaldırım yapıştırmak. (içim bulandı be)

Bu gelişmelerden sonra kaldırımda kendi halinde yürüyen diğerlerinin kaderi de, her adımda, yere yapışmış, parıl parıl parlayan, yapışkan, sümüksü ve de amipsi puantiyelerle gözgöze gelmek oluyor. (bu noktada güleyim mi kusayım mı, bilemiyorum)

diyeceksiniz ki, kafanı havaya kaldır, yere bakmadan yürü, amma ben hem miyop, hem gözlüklü, hem de sakar bir insanım, kafam havada yürürsem ya çukura düşerim, ya direğe toslarım (tecrübe ile sabittir) . O açıdan böyle önüme baka baka yürümek zorundayım ve ıyyyhhh, yerler dolu yani, benek benek, leke leke, parlak parlak öööööööööö

Etiketler:

2 Comments:

Blogger M.D said...

tebrikler ankaraya gelırsen ugra:)
istanbulada:) tebrikler

9:40 PM  
Blogger M.D said...

tebrikler ankaraya gelırsen ugra:)
istanbulada:) tebrikler

9:40 PM  

Yorum Gönder

<< Home