GÜZEL VE ÇİRKİN (Beauty and the Beast)


Pazar gecelerinin unutulmaz dizisiydi. İnsanın içine işleyen dokunaklı bir müziği vardı. Açılış jeneriğinde Vincent'ı seslendiren sanatçı harikulade bir şekilde ulaşamayacağı bir dünyada yaşayan sevdiği kadını anlatır ve "onun adı Catherine" derdi. Vincent ülkemizde aslan adam olarak tanınan acayip bir yaratıktı. New York metrosunun alt katlarında, labirent gibi esrarlı bir yerde yaşardı. Catherine ise zengin, güzel, başarılı bir avukattı. Birgün yolda saldırıya uğrayıp yüzü kesiliyor ve parka terkediliyordu. Bunu bulan Vincent kadını aşağıdaki gizli odalara götürüyor, yeraltındaki güruhun lideri Baba, Catherine'i tedavi ediyordu. Sonra Catherine ile Vincent aşık oldular, Catherine'in parmağı kesilse Vincent bunu hissedebiliyor, kükreyerek gelip Catherine'i bin türlü beladan kurtarıyordu. Catherine'in çatıkatında harika bir dairesi ve muhteşem manzaralı bir balkonu vardı, balkonun kapılarını açınca ince tül perdeler uçuşur, Catherine ağır ağır yürüyerek balkona çıkar, gecenin karanlığında ışıl ışıl parlayan Manhattan manzarasını izlerdi. Az sonra Vincent gelir, birbirlerine sarılırlar ama daha ileri gidemezlerdi. Ne yazık ki Linda Hamilton diziden ayrılınca Catherine karakteri öldü ve devamını hiç izlemedim ben bunun.

9 Comments:

At 6:32 PM, Anonymous İsimsiz said...

kesinlikle süper bi diziydi, ama yanlış hatırlamıyorsam ilk gösterimi trt2de cumartesi akşamları saat 23:00 deydi..

 
At 2:22 PM, Blogger mine said...

küçükken annem bunu seyrederken ben uyuma numarası yapıp gizlice vincent'a bakardım. o zamanlar çocuklara bu dizi seyrettirilmiyodu. vincent korkunçtu çünkü. ben korkmayıp kendisine çok acımıştım o ayrı.

 
At 2:21 PM, Anonymous İsimsiz said...

Çok güzel; çok da acıklıydı. Eee aşk:)

 
At 10:46 AM, Anonymous İsimsiz said...

ömrüm boyunca sürekli takip ettiğim ve asla kacırmadım tv deki tek yayın hatta bazı bölümlerini o zamanlar videolar vardı tabi kasetlere kayıt etmiştim.Tekrar verilse tekrar izlerimo dizi sayesinde şair e.e cummings keşfetmiştim.Vincent okuduğu şiirler o şaire aitti.

 
At 4:51 PM, Anonymous İsimsiz said...

paracelsus adında kötü bir adam vardı, o da yeraltında yaşardı ve bizimkilerin amansz düşmanıydı.sonradan öğreneceğiz ki, paracelsus bir bilim adamı ve hamile karısı üstünde yaptığı deneyler sonunda karısının ölümüne sebep oluyor.çocuk kurtarılıyor ve büyüdüğünde iyi niyetli kahraman vincent oluyor. tabii, babasının paracelsus olduğundan haberi yok...
Catherine dizide iki dost ediniyor, birisi zenci dövüş hocası, ki vincent 'ın varlığından haberdar. öbürü de zengin bir işadamı ama bu adam catherine 'e aşık ve vincent 'ı ortadan kaldırmak için özel, tam donanımlı bir adam tutup yeraltına gönderiyor.çok heyecanlı bir bölümdü...
seckinar@yahoo.com

 
At 6:05 PM, Anonymous İsimsiz said...

13-14 yaslarinda vincent e asiktim.gülmeyin..allahtan esimin böyle bir fiziksel anormalitesi yok.çocuk akli ile vincentin gizemi catherine olan büyük aski çok çekici gelmisti..dizinin müzigide müthiste hala aklimdadir.ama en son bölümlerinde bir magara içinde izleyiciye gösterilmeden birlikte oluyorlar çocuklari dogarken catherine ölüyordu..ne diziydi ama son bölümü yazlikta olduumuz zamana denk geldigi için karincali ekranda izlemek için büyük ugras vermistim...

 
At 12:17 PM, Blogger Sinan.K said...

Herkez Wincent'ın suratı niye böle olmuş diye aklından hikayeler uydurur, buda resmen mahalle efsanelerine dönüşürdü şaşılacak iş:)

Dizinin ertesi günü, konuşulacak en heyecanlı konu bu olurdu, şöle oldu böle oldu diye:)

 
At 11:43 PM, Blogger tser said...

bu dizinin kayıtlarına ulaşma imkanımız varmıdırki acep? ben bayılırdım bu diziye...

 
At 11:57 PM, Anonymous İsimsiz said...

3-4 yaslarnda kapı araliklarindan izledigimi hatrliyorm
feci korkardm bu aslan adamdan..

 

Yorum Gönder

<< Home