ZENGİNLER DE AĞLAR (Los Ricos También Lloran)


Ülkemizde kısaca Mariyanna olarak bilinen, çok eski bir Meksika dizisiydi, TRT2'de akşam üzeri yayınlanır, sokakta herkes "Mariyanna başlıyo koşun" der, bu diziyi kaçırmazdı. Mariyanna'yı Veronica Castro oynuyordu bu dizide, kendisinin üçgen yüzü ve nah bu kadar gözleri vardı. Bu Mariyanna fakir bir kızdı, babası ölünce aile dostları Don Alberto'nun evine gidiyor, burada Don'un karısından hizmetçi muamelesi görüyordu. Don'un çok piç, pislik bir oğlu vardı : Luis Alberto Salvatierra! Böyle abuk favorileri, kabarık sarı saçları, vücuduna yapışan İspanyol paçalı streç takım elbiseleriyle çok bitirimdi. Dizide kendisi Mariyanna'ya aşık oluyor ama uzatmalı sevgilisi Ester bunlara bela çıkartıp duruyordu, hatta Luis Alberto'nun kendisine tecavüz ettiğini falan söylemişti. Neyse sonra kötü kadın Ester öldü, berikiler evlendiler. Bunlar balayından döndükten sonra Leonardo geldi bunları ziyarete, Mariyanna'nın odasına çıktı, tam o sırada Mariyanna bayıldı, Leonardo aman düşmesin diye bunu tuttu, ve yine tam o sırada odaya giren Luis Alberto karısına orospu, çocuğuna da piç diyerek terketti bunu oyyyy yaz yaz bitmiyor canım, neyse, Mariyanna doğurdu oğlunu, adı da Beto idi bu veletin. Ama Mariyanna kafayı tırlatıp çocuğu bir kadına verdi, bu arada Luis Alberto ile barıştılar, yıllarca Beto'yu aradılar, Beto hırsız olarak bunların malikhanesine girdi, evlat edindikleri üvey kıza aşık oldu aaaaaaaaaaaaaa neyse yani sonunda herkes birbirine kavuştu, mutlu oldu.
Fakat kütüphaneden de bahsetmezsem çatlarım, bunlar evlenip aradan güya 20 sene geçtikten sonra (aynı streç takım elbiseli ama artık bıyıklı Luis Alberto ile saçlarını burgulu tuhaf bir topuzla toplamış Mariyanna) sürekli "Kütüphaneye gidebilir miyiz Luis Alberto" derlerdi, illa bütün konuşmalar kütüphanede yapılırdı. Allahım ne geyikler dönerdi o kütüphanede inanamazsınız!

17 Comments:

At 08 Ağustos, 2006 15:30, Anonymous missy said...

oooy ooooy bu dizinin sadece ismini hatırlıyorum hatta o zamanlar ilkokula gitmediğimden genelde zenginler dağlar şeklinde düşünüyodum dizinin ismini ama neler olmuş öylee bee dizide yurdum insanı nasıl da heycanla izlerdik böyle dizileri bir de yaban gülü mü vahşi güzel mi ne vardı sanki bu kadın oynuyoodu onlarda da .

 
At 08 Ağustos, 2006 17:44, Anonymous Adsız said...

Bu teyzenin yakin bir gecmiste, galiba gecen seneydi, gercek oglu rahmetli olmustu. Teyzeyi de o nedenle gormustum, hala ayni sac modeli ile yasamaya devam ediyor...

 
At 12 Ağustos, 2006 12:09, Anonymous Tonguc said...

Hayatımda en gıcık oldugum dizidir nefret ederdim çünkümmm

yazın teyzemlere gittiğimizde kuzenlerle C64 oynardık... malasef oyun süremiz ikindi vakti eniştem gelip haber izlemeye başaldaığı ana kadardı... Anam da bu dizinin müptelası oldugundan önce o diziyi izler haliyle bizde Tv yi beklediğimizdan bizde berebar izleyip içimizi fenalştırırdık ve bu dizi yüzünden uyuız gibi az oyun oynayabilirdik.... hatırladıkca hala uyuz olurum ... hele son bölümde bütün türkiye izliyo diye TRT reklamı koydukca koymuştu anasını ?'!=+=_?^=+?^% neyse rahat bi 1,5 saat sürmüştü... bide anam her diziden sonra tamam siz sağ ben selamet gibi bi uyuz cümleyle benim öfkemi depreştirirdi.... oh be ne dolmuşum gardaşımm... hneuhheuehu

 
At 29 Ağustos, 2006 05:26, Anonymous Adsız said...

marianna, omuz dekolteli bir elbise giyerdi genelde. kaç yaşındaydım hatırlamıyorum ama ilk çıplak kadın omzunu bu dizide görmüştüm. luis alberto öpmüştü marianna'nın omzunu. aman tanrım, bu sahnede ne müthiş bir coşkunluk yaşamıştım.

sonra büyüdük işte, her yerde dekolteler, açık saçık giyinenler... kanıksadım artık.. vallahi.. gördüğüm bütün açık giyinen-dekolteli hanımlara, ruhumun hakkı olan coşkunluğu çalıp yok ettikleri için, çok kızgınım..

 
At 30 Eylül, 2006 03:25, Anonymous Adsız said...

zenginlerde aglar fakirlerde guler gibi geyikler yapiyoduk ilkokul 5'teydim, hep ananemlerde izliyoduk bu diziyi. hatta dayim rahmetli ananeme mariyanna sultan diye seslenirdi, meksika dizilierinin hayatimiza nasil girdigini simdi dusunmek cok sacma geliyor.

 
At 15 Mart, 2007 08:30, Anonymous Adsız said...

birde bu dizide kotu kadinin sevgilisi vardi adida juan manuel di :) surekli juan manuel diyip dururdu en sonunda bir yanginda cezasini bulmustu yanlis hatirlamiyorsam

 
At 17 Temmuz, 2007 17:37, Anonymous ulashima said...

o yıllarda oğlunun adını Beto koymak isteyen ve nüfus idaresi ile papaz olan bir dolu kadın çıkmıştı memlekette.

 
At 12 Ağustos, 2007 00:18, Anonymous Adsız said...

marianna'nin cocugu sonradan annesine asik olmustu ben sanki boyle bir sey hatirliyorum,dogrumu?yoksa yanildimmi?hatta cocuga betito diyorlardi kucuk cocuk gibi..neyse belki de yanlis hatirladim.

 
At 26 Ağustos, 2007 00:37, Anonymous Adsız said...

Hep beraber bizim karşı komşumuza gidip (çünkü onlarda renkli tv vardı) orda izlerdik. Hiç unutamadığım sahnede oğlunun eve hırsız olarak girdiği, daha sonrada oğlu olduğunu öğrendiğim sahneydi.

 
At 07 Ekim, 2007 15:32, Anonymous Adsız said...

80'li yıllarda kıçında bez bağlı olup bu dizinin içeriğini hatırlayamanlar için 90'lı yılların sonunda Maria Barrio(Kenar Mahalle Kızı Maria) versionuda mevcuttur

 
At 28 Aralık, 2007 12:36, Anonymous Adsız said...

O dönemde, apt'ye yeni taşınmıştık.Malum genlerde röngencilik olduğundan canım komşum muhebbetlerinin içinde esas maksat daima yok sayılırdı.Amma uzadııı ha cümle.Neyse, yan komşu tanışmak maksadıyla,(son derece nazik bir İstanbul'lu bir aile) beyefendi ve zevceleri bizi çaya davet etmişti.Gittik, sonra evdeki beyefendi tv'yi açtı ve bu diziyi seyretmeye daldı,ağladı, iç çekti,ah canım burada olsan keşke dedi..Biz şoku atlattıktan sonra eşi hanımefendiye hassas durumu sorduk.Demez mi 'Kocam reankarne, burada ki adamın annesi eski karısı..''??????' Tam ben o yaşlarda 'Karne'yi anlayıp 'Rean'ı çözmeye çalışırken, adamın adı Reyan soyadı Karne olduğunu düşünerek çok üzülüyordum.Ama durum bundan daha vahimmiş hanımefendi ekledi'bende Reankarneyim'....Annem gülmemek için kasılmış ve ancak şunu diyebilmişti'Efendim siz neye reankarnesiniz? Cevap geldi son dere kibar emin bir ifadeyle'Titanic'te yolculardan biriydim efendim, kazada hayatımı kaybettim...'gerisini pek hatırlamıyorum...1 sezon boyunca onları izledik.Sahi sizin dizi nasıl bitti??Gelseydiniz ya bu müthişti...

 
At 06 Ocak, 2008 13:35, Anonymous ustali said...

Zenginlerde ağlar Türkiye'deki Brezilya dizilerinin /(yani o iğrenç melodram türünün) atasıdır. Kendisi iyi bir dizidir. Bitince Trt başımıza yalan rüzgarını bela etti

 
At 18 Mart, 2008 21:17, Anonymous Adsız said...

tekrar oynasın çok istiyoruz

 
At 19 Mart, 2008 12:07, Blogger ozturks said...

arkası yarın kusaklarının efsanesidir. hic unutmam babam diziden ders cıkarırdı kendine. bizede öğüt vermeye kalkısırdı. kahvehanelerde izlenen ender pembe dizilerdendir dizilerdendir. bi keresinde tv bozulmustu gecenin bi vakti anten tamiri yapmaya cıkmıtı babam dizi baslayıncaya kadar yapmak icin

 
At 19 Mart, 2008 12:17, Blogger ozturks said...

mariannanın asıl adı veronica castroydu seslendiren tijen pardı tijen ablamızda marianna sayesinde ünlü oldu marianna ablamız dizi türkiyede cok sevildigi icin türk türkiyeye bile gelmişti. bi gazete makalesi okumustum yakın zamanda yazarımız bu papaz gibi saclarıyla türk kızlarının hayranlıgını kazanan eduardo(casablanka dizisi), fernando,(manuela dizisi) ve bizim luis albertodan bahsediyordu. biz bosu bosunamı yarım okka kafaya bally benzeri yapıstırıcı(jöle) sürüp hoş görünmeye calısıyoruz. ne buluyorlar bunlarda anlamam diye dert yanıyordu.

 
At 22 Mart, 2008 21:55, Anonymous Adsız said...

bi de esterin yaltakçısı evin kahyası vardı:Ramona

 
At 27 Mart, 2008 17:09, Anonymous Adsız said...

Tek hatırladığım 2500 bölüm boyunca Luis Albertoya, beto'nun sevgilisi değil de oğlu olduğunu "hayır luis alberto, söyleyemem" diye söylemeyip izleyiciyi hasta etmesiydi..

 

Yorum Gönder

<< Home