Google
 
Web www.realfiesta.com

Çocukluğunu 80'lerde yaşayan bizlerin önce TRT'de sonra özel kanallarda izlediğimiz, unutulmaz çizgi filmler.

Pazartesi, Nisan 17, 2006

CLEMENTINE

clémentine
Her cumartesi TRT'de yayınlanırdı, muhteşem Fransızca bir jenerik şarkısı vardı. O günün çocukları arasında bugün ekol olmuş bir dizidir. Bu Clementine uçak kazası geçirip sakat kalmış bir kızcağızdı. Birgün buna kocaman bir küre içinde uça uça Hemera diye güzel bir cadı geliyordu. Sonra Clementine bu cadıyla dünyayı gezerek maceradan maceraya koşuyor, yürüyor, uçuyordu. Bu dizide çok korkunç ateşten adamlar vardı. Bunların patronu Malmot idi. Bir çizgiden umulmayacak kadar kanlı ve vahşiydiler, Clementine bunlara karşı savaşır, paçası sıkışıp korkudan altına ettiği anlarda Hemera uçan küresinin içinde gelir, Clementine'i alır götürürdü. Biz de kafadan ata ata şarkısını söylerdik.

107 Comments:

Blogger lal said...

Benim çocuklugumun en favori dizisiydi. Cizgi film izlemeye normalde hiç tahammul bile edemeyen ben, Clamentine baslayınca tv. karsısından ayrılamazdım.
saygılar,
Hilal

19 Nisan, 2006 02:05

 
Blogger Barış Purut said...

buyrunuz,

bu mp3'ü,

http://albator.univers.free.fr/mp3/download.php?file=Clementine.mp3

bu da sözleri:

clémentine, quand tu fermes les yeux
tu devines le merveilleux
clémentine, prends nous dans ta bulle bleue
tant pis si c'est dangereux

quand on a seulement 10 ans
souvent on voudrait bien être plus grand
pour partir en avion en s'envolant d'un coup de vent
tout là-bas vers l'horizon
on fait comme la p'tite clémentine
on rêve de nuits de chine, de nuits câlines
et tout va beaucoup mieux quand hemera vous tend les bras
le mal fuit, le mal s'en va

clémentine, tu te bats jour et nuit
tu défies la maladie
clémentine, on ne te quitt'ra pas
et un jour tout s'arrang'ra

la terre est si belle vue du ciel
ca donne envie de vivre près du soleil
a chaque tour d'hélice, on pousse des cris, on s'émerveille
comme c'est bon d'avoir des ailes

allons ensemble nous promener
et faire le tour du monde sans nous presser
il y a tant d'amis qu'on a envie de rencontrer
clémentine va nous guider

19 Nisan, 2006 03:03

 
Anonymous Adsız said...

ßense Clamentineyi izlerken hep aglardim o ates adam yerden cikip Clamentine yi oldurecekmis gibi gelirdi..

19 Nisan, 2006 14:28

 
Anonymous Sarp said...

Bir cizgi film icin oldukca korkutucu bir temasi vardi bu cizgi filmin. Belki de cekici yapan da buydu bu cizgi filmi. Bir de bi tane psycho kedi vardi. Kafasina pilot sapkasini cekip ucardi.

Sarp

19 Nisan, 2006 16:13

 
Blogger ooze_80 said...

http://anime.roots.gen.tr/
diger_clementine_video.html

19 Nisan, 2006 17:15

 
Blogger denis said...

ya ben çok korkardım, böyle kötü şeyler gelirdi aklıma hep. psikolojimi bozmuştu herhalde ama dayanamaz izlerdim koşa koşa kurstan gelince. her seyrettiğimizde buruk bişey olurdu "hınk" diye kasılırdık. ağla ağlama arası böyle sinir bişeydi.

20 Nisan, 2006 00:44

 
Anonymous Adsız said...

animaniacs ya da south park(eskilerden değil ama) gibi, çizgi film ama çocuklar için değil. bugün sahip olduğumuz hayal gücümüzün ciddi bir kısmını bu farklı çizgi filmlere borçlu olduğumuzu düşünüyorum

20 Nisan, 2006 14:37

 
Anonymous candide said...

Acayip korkardım bu çizgi filmden ya. Çizgi filmler içinde en ilginciydi herhalde.

Judy eline emeğine sağlık bize eski günleri hatırlattın!!

21 Nisan, 2006 10:55

 
Anonymous Adsız said...

Bune yaaa, Barisin gonderdigi linkdeki sarkiyi dinyelince gozlerim doldu. Yaslaniyormuyuz neyiz :(

22 Nisan, 2006 11:02

 
Anonymous Adsız said...

Bu kiz annesini aramiyor muydu? Ben öyle hatirliyorum. Cünkü koca balon icinde gelenin annesi oldugunu sanirdim.

22 Nisan, 2006 22:15

 
Anonymous ivy said...

abi ben bunu izlerken 6 yaşındaydım ama müziğinden karakterlerine kadar herşeyi hatırlıyorum iyi mi! Beni en çok etkileyen şey kızın sakat kalmış olmasıydı galiba, bi de Malmottan çok tırsar, ama gene de izlemeye doyamazdım.. Bi keresinde cumartesiden cumartesiyeyi, dolayısıyla Clementine'i kaçırıcam diye pikniğe gitmemek için evde saklanmıştım, hey gidi...

25 Nisan, 2006 07:40

 
Anonymous cureshot said...

izlediğim ve beni en etkileyen çizgi film olduğu kesindr. ayrıca bu çizgi film ötesi acayip bir şeydi..herkes gibi korkarak ama bir o kadar da zevkle izlerdim. ancak ağır ve çocuk psikolojisi üzerinde acayip etkileri olduğunu düşünüyorum. ama yinede favori çizgi filmimdi..çoğu kişi içinde öyle olduğu yorumlardan anlaşılıyor. ahhh çocukluğumuz ahhh..yaşlanıyoruz galiba...

25 Nisan, 2006 10:56

 
Anonymous cureshot said...

yazılanları okudukça herkesin ortak bir dili olduğu anlaşılıyor.. bence TRT nostalji adını verdiği bir günde TRT-1 olmasa bile diğer kanallarından birinde o yıllardan bir günün yayınını komple vermeli...belki tekrara izlediğimizde bumuymuş benim severek izlediğim çizgi film deyip, kahramanımızı yok edeceğiz ama yinede değer...bu fikre ne dersinis..bunun bir yolu vardır bence.. çokta izlenir diye düşünüyorum..

25 Nisan, 2006 11:16

 
Blogger aakume said...

clementineee!!ah ah unutamadığım çizgi filmlerden biri şuan şarkısını dinliorum ve ağlıorum

26 Nisan, 2006 01:06

 
Blogger aakume said...

clementine harikaaa şimdi şarkısını dinliorum ve ağlıorum

26 Nisan, 2006 01:07

 
Anonymous solistra said...

Birde bunun babası pilottu galiba. Babasının birde sevgilisi vardı cambaz. Uçağın kanatlarında gösteri yapardı. yanlış mı hatırlıyorum??

30 Nisan, 2006 01:01

 
Blogger asli said...

Hayatımın çizgi filmiydi...ama kimsenin hatırlamadığını düşünmeye başlamıştım kime söylesem o ne be!!ifadesiyle bakıyolardı..benim gibi bu çizgi filmi hatırlayan başka birçok insan bulmak ruhsal sağlığımdan duyduğum şüpheleri de giderdi:P

01 Mayıs, 2006 11:19

 
Anonymous Adsız said...

ya arkadaşlar yazmıyacaktım ama sonunda dayanamadım acaba aranızda TRT ile bağlantısı olan yok mu çünkü bildiğim kadarıyla TRT de Clementine'de dahil burada adı geçen tüm çizgi filmlerin arşivlerde tutuluyor olması lazım... Çünkü TRT sanırım bugune kadar yayınladığı her şeyi arşivliyor. TRT bağlantıları olan varsa zorlasın hatta şu anime gen.tr ye de burda adı geçen tüm çizgi filmlerin bölümlerini koyalım ve indirip izleyelim felan... Dayanamadım duygulandım. Kesin olarak anladım ki yaşlanıyoruz. Yeni nesilin böyle ortak bi konuşacak konusu yok çünkü onlar bir sürü kanalın içinde büyüdüler ve kafalarına göre takıldılar hala da öyle gidiolar yazık oldu yeni nesile :P gerçi bize de clmentine yazık etti ama neyse :)

01 Mayıs, 2006 21:43

 
Anonymous Adsız said...

Clementine ben dahil çevremde yaşıtım olanların psikolojisini derinden etkilemiş olması sadece şaşırtıcı bir tesadüf değil. O zamanlar (1988 civarı) dershaneden gelip ben de bu diziyi büyük bir merakla izlerdim. Ancak o sırada 10 yaşında olmama rağmen beni derinden etkilemiştir. Hatta yaptığım araştırmada dünyada yayınlandığı her ülkedeki çocuklarda benzer bir etki bırakmıştır. Bana kalırsa temel sebep Malmoth karakterinin tam da hayal ettiğim şeytanla örtüşmesidir. Gizemli bir çizgi filmdi.
http://www.anime.gen.tr/diger_clementine.html
http://www.imdb.com/title/tt0297529/
bu arada judy bu süper site için teşekkürler.

03 Mayıs, 2006 16:56

 
Anonymous Adsız said...

bu siteyi yapan arkadaslara sonsuz tesekkurler.Sayenizde en az 15 yil sonra clemente muzigi dinleyebildim.
İnsanlığın yaptığı en zeki çizgi filmdir:).Ve kimse bilmiyor deli olucam.Çocukken bitek benmi izliyodum bu çizgi filmi diye düşünürken burda yorum yapan arkdaşları gördüm sevindim:).
bence trt'ye mail atalım topluca.Yeniden vermeye başlasınlar bu çizgi filmi.Genç kuşaklar mahrum kalmasın:)

04 Mayıs, 2006 16:33

 
Blogger libe said...

sonunda beni çocukluğumda bu kadar etkileyen çizgi filmi bilen birilerini buldum..Ağlayarak masanın altında izlesem de kendimi diğer bölümü izlemekten alıkoyamıyordum...sanırım yaşlanıyorum ben de...

05 Mayıs, 2006 21:26

 
Anonymous Adsız said...

Clementine'in sinema filmi yapılıyor arkadaşlar. şu an senaryosu yazım aşamasında. Johnny Depp gibi dünyaca ünlü oyuncuların yer alması beklenen filmin ayrıntıları ve merak ettiğiniz herşey www.shefilms.com adresinde.

06 Mayıs, 2006 11:50

 
Anonymous Adsız said...

Clémentine Üzerine Bruno Huchez'le Söyleşi
Rui Pascoal ve Matthieu Pinon
Çeviri:Çağdaş Kaya
Bir diziyi, o dizi filmin prodüktörü ve yaratıcısından daha iyi kim anlatabilir? Bruno Huchez, Clementine ile ilgili olarak kafasında iki şapka birden taşıyor. On sekiz yıl sonra aynı heyecan ve tutkuyla kendisini bu diziyi yapmaya yönelten etkiler hakkında konuştuk.

Anime Land (AL) : Clementine’in ön hazırlık çalışmalarından bahsedebilir misiniz bize?
BH: Harika bir hazırlık çalışmasıydı.Havacılıkla ilgili onlarca eleman. Onları bu rüyayla uğraşmaya iten sebepler... Biraz gençsiniz siz, ama Gagarine ilk uzay yürüyüşünü yaptığında ben 20 yaşındaydım. Çocukken Mermoz benim için Adler ve Bright kardeşler’in olduğu gibi büyük bir adamdı. İkarus efsanesinin yeniden canlanması hep aklımızdaydı. Bu hayaller kendimizi kötü hissettiğimizde bizi başka yerlere uçuruyordu. Herhangi bir yere uçmaktan çok, tarihe doğru yapılan bir yolculuktu bu.

AL: Sakatlıktan bahsedilmesi çocuklar cephesinde sorun yarattı mı?
BH: Çocuklarım diziyi çok sevdiler ve beni tekerlekli sandalyede görmüş olsalardı bile bu diziyle paralellik kurmazlardı. O koltukta otururken ortak olan tek nokta hayalgücü. Gelecek hayatla ilgili bir yaşam umudu.

AL: Hemera ismi rastgele seçilmedi değil mi?
BH: Hemera bir peri. Topraktan meydana gelmiş, Clementine’in korkularıyla başa çıkmasına yardım eden, gerçek hayatta ve hayal aleminde yaşamanın yollarını gösteren bir peri Hemera. Tekerlekli sandalyeye mahkum kişiler için gündelik hayat hiç de kolay değildir.
Bilmem fark ettiniz mi ama, çizer Pascale MOREAUX ile aynı yüz hatlarına sahip. Buna paralel olarak sakat çocuklara biraz yardım edebilmek için Hemera vakfını kurdum.

AL: Peki neden Clementine ismini seçtiniz?
BH: Sempatik, hoş bir isim olduğu için, o zamanlar pek moda değildi bu isim. Benim de çok sevdiğim orijinal bir isim.Hem Clementine’in de çekirdekleri var. (gülüşmeler)

AL: Malmoth fikri nasıl geldi aklınıza?
BH: Kötülükte üstat bir karakter yaratmak istiyordum. Malmoth’u Massard ve Taurand buldu. Onlardan dünyanın merkezinden gelen ve zavallı Clementine’i sürekli rahatsız eden kötü bir yaratık tasarlamalarını istemiştim. Sonra buldukları fikri sevdim.

AL: Peki sirk fikri?
BH: Kahramanların buluşup istediklerini yapabilecekleri bir mekan gerekiyordu.Aynı zamanda onca kötülük içinde bir sığınak, panzehir olabilecek bir mekan bulmak gerekiyordu. Hayvanlar harika yaratıklar. Kedi Helice gibi ya da Gontran ve piresi Ginette gibi rahatlama sağlayan elemanlar. Helice konuşma kabiliyeti ile Clementine’in gerçek dünyasıyla rüya alemi arasında bir ayrım yapmaya da yarıyordu.

AL: Hikayeler ve ülkeleri seçerken nelere dikkat ettiniz?
BH: Ülkelerin sıralaması için bir kuzeye bir güneye gidiyorduk Mümkün olabildiğince birbirinden uzak ve değişik noktalar tespit etmeye çalıştık. Biraz, ”Şimdi İngiltere’deyiz, haydi hop Japonya’ya gidelim. Sonra Mısır’a gideriz” şeklindeydi seçimler. Hikayeleri seçerken özellikle ders programlarında olmayanları kullanmaya dikkat ettik. Kültürel tarihin hafızasında olmayan az bilinen hikayeler.

AL: Sondaj ya da projeksiyon çalışmaları yaptınız mı?
BH: Çocuklarımın çok arkadaşı olduğu için şanslıydım. Yirmi küsur çocuğu bir araya getirip onlarla Malmoth’dan konuşuyorduk, uçaklardan, diziyle ilgili her şeyden. Çizimleri masaya dizip hakkında konuşuyorduk, hikayeleri anlatıyorduk. Aynı zamanda uygulamalı psikoloji merkezinden de yardım aldık.

AL: Pekiyi, diziyle ilgili olarak çıkarılan; mektup kağıtları, Malmoth bebekleri bunlar başlangıçta tasarlanmış mıydı yoksa Clementine’in başarısı sonrasında mı piyasaya sürüldü?
BH: Dizinin başarı kazanmasından sonra buna karar verildi. Fransız yapımı bir çizgi film yapıyorduk, sonuçta Mattel gibi sponsorlarımız yoktu, GI Joe ya da Transformers gibi...

AL: Antenne2 mi teklif etti yoksa sizin özel tercihiniz miydi bu kanal?
BH: Pek karışık değil, TF1’de Izard vardı Izard ve Izard, FR3’da da Chalopin, Chalopin ve Chalopin. Bana ne kalıyordu: Antenne2. Bu işi yapabileceğim tek kanal.

AL: Siz de Clementine’de Izard’ın birçok yapımı gibi kitaba adapte etmeyi düşündünüz mü?
BH: Hayır, bu imkansız. Çok rüya sahnesi var. Herkesin aradığı bir şeyleri bulabileceği bir diziydi Clementine. Canlı bir dizi ya da filmde yönetmen, bir çizerin veremeyeceği, daha olgunlaştırılmış bir bölüm işleyebilir.

AL: Diziyi yurtdışına da sattınız. Dizinin geçtiği ülkeler yayınlamak için özel şartlar öne sürdüler mi?
BH: Hayır. Özel bir problem olmadı. Yo, oldu. Afrika ülkeleri Afrika’da geçen bölümleri reddettiler. Ben de uzun bir dönem oralarda yaşamıştım, ama demek ki benimkisi deforme bir bakış açısıymış. Bu hikayenin konseptini iki senariste teslim etmiştim.

AL: Bölümlerden birinde bir Afrikalının vücudunun üst kısmı çıplak gözüküyor. Mısır’daki bölümde de Clementine’in göğsü açıkta. Sansürle ilgili problemleriniz oldu mu?
BH: Jacqueline Joubert’den biraz azar işittim, ama 85 yılındaydık o zaman, üstüne 60 yıl... İsveç’te Hansel ve Gratel bölümü yüzünden diziyi reddettiler. ABD de bu “çıplak” bölümü reddetmişti. İsveç, diziyi o bölümler olmadan satın almak istedi kabul etmedim. Bir bütün bu sonuçta. İkinci sefer aldılar. Dizi dünyada 87 ülkeye satıldı.

AL: Bu ülkelerde nasıl bir etki yarattı dizi?
BH: Çin’de olağanüstü bir başarı elde etti. Kanton ve Mandarin dilinde dublajı yapıldığı için olsa gerek. Diziyi Bayan Gorbatchev’e hediye etmiştim. Rusya’da da büyük başarı kazandı.

AL: Peki Fransa’nın “yüksek çevrelerinde” ?
BH: (Gülerek) Yakama bir madalya yapıştırdılar. Çalışmalarımın geneli için. Eğlenceli bir şey çünkü imzalayan Lang’dı, sekiz gün sonra görevden alındı ve Leottard ödülü verdi bana. CNC’deki adamlar Malmoth hakkında birkaç eleştiri getirmişlerdi. Bu detayın dışında takdir etmişlerdi. Özelikle beni bu diziyi yapmaya iten sebepleri dikkate almışlardı herhalde.

AL: Clementine ile karşılaşan kötü tiplerden herbirinin karakteristik bir defosunun olmasına ne diyorsunuz, kahraman üzerine biraz fazla düşmüyorlar mı sizce de?
BH: Bu şimdi beni de rahatsız ediyor. Ama o zamanlar seri halinde üreten kim vardı ki; Wolmark “Les Mondes Englouti”yi yapıyordu Chalopin “Ulyssee 31”i, bir de ben. Christophe Izard’ın etkisinden çıkılıyordu. Çocuklar Adası’ndaki tipler mesela, şekerleme, marshmallow gibiydi. İnsanların bunu kötücül bulmalarını anlayabiliyorum, fakat TV izleyenlerinin kötü karakterleri sevmemesi gerekiyor. Bunun için de onları olabildiğince kötü yapmak gerekiyor. Sonuçta, çocuklar korkmayı sever.

AL: Biraz da ikinci sezondan konuşalım. İlkine göre belirgin bir kalite kaybı görülüyor.
BH: Biraz Jean Cubaud ile ilgili. Rene Borg’un gidişinden sonra o devam etti. Diziyi ortaya çıkaran Borg’du. Bunu inkar edemem, Cubaud bu görevi devraldı. Evet bir kalite düşüklüğü olduğunu kabul ediyorum.

AL: Peki siz, ilk sezondaki kadar işin içinde misiniz?
BH: Hayır. Ekibe açık kart verdim. Prodüktörlük görevlerimle ilgilenmem gerekiyordu çünkü... Yani diziyi tüm dünyaya satmak. Dizinin devamı hazırdı zaten. Yüz dört bölüm kartonlarda bekliyor. Bu yeni on üç bölümden sonra Joubert devamı olan yirmi altı bölümü almak istemedi.Yine de iyi geçindim onunla, çünkü benim tek müşterimdi. Ama itiraf edeyim beni epey zor duruma soktu bu.

AL: Malmoth karakteri ile ilgili olarak, sizce de bunca kötülük taşıyan bir canavarın eşi olması tuhaf değil mi. Onun için şefkat beslemesi?
BH: Mitoloji doğal olana karşıt olaylarla dolu. Kral Minos örneğin. Zıtlar birbirini hep çekmiştir, su ile ateş, yin ve yang...

AL: Dizi hiç olmasaydı, bugün yine aynı diziyi yapar mıydınız?
BH: Tabii ki yapardım.

AL: Neleri değiştirmek isterdiniz?
BH: Daha fazla tarih koyardım içine. Joubert’e yirmi altı bölüm daha teklif etmiştim ama kabul etmedi. Dünyada o kadar güzel hikayeler var ki. Tabi Tom Sawyer gibi sürükleyici hikayeler de var, ama Momato mesela, kim daha önce duydu? Pinokyo’yu herkes biliyor, peki ya Leonardo da Vinci’nin “Le coup de Glace”ı? Bu diziyi yapmaktan büyük gurur duymuştum.
Daha çok dramatik yoğunluk eklerdim diye düşünüyorum şimdi. Günümüz çocukları çok daha yoğun bir şekilde eğitiliyor, iletişim kanalları daha çok. Okullarda yabancı edebiyatlarla ilgili fazla ders yok. Dokuz yaşında bir çocuk dünya hikayelerini bilmiyor. Dickens’ı ya da Grimm Masallarını, Mark Twain’i okuyan pek kalmadı. Beşinci ya da altıncı sınıfta mitoloji öğretilmiyor. Oysa kültürün temeli mitoloji. Ulises’nin atını tanımak için on yaşını beklemezdik biz. Şimdiki çocuklar ne yazık ki bunlardan habersiz. Onlara okuma ve keşfetme zevkini yeniden kazandırmak gerekiyor.

06 Mayıs, 2006 13:23

 
Anonymous Adsız said...

harikaydı bazen hatta sık sık hatırlardım burda görünce valla duygulandım olsada izlesem....

08 Mayıs, 2006 19:54

 
Anonymous Adsız said...

yahu adam akıllı okuyodum yazıyı sonunda , kendime 26 şında bu yazıyla itiraf ettiğim gerçek yazıyodu evet bende hep anlamadım kafadan ata ata sarkısını söyledim:))) heheheh

08 Mayıs, 2006 22:41

 
Blogger asli said...

müziği hala kulaklarımda...en sevdiğim çizgi film çocukluğumun.şeytanımsı bişey vardı,ondan korkardım zaman zaman.ama yine de çok severdim.keşke olsa da tekrar seyretsem.

09 Mayıs, 2006 23:32

 
Anonymous wolfbrother said...

Benim bildiğim kadarıyla bu çizgifilm bir jenerasyonun bütün bireylerinin bünyesinde barındırdığı sinir hastalıklarının kökünde yatan sebeptir. Bütün kötülüklerin anneannesidir, zira bunu seyrede seyrede hafif hafif sıyırmış, psikolojimiz tempolu bir periyodda çürümüştür - ki bu tepmo da cumartesi'den cumartesiyeydi yanlış hatırlamıyorsam.

Bir arkadaşımın kendi çocukluğuna dışardan bakarak bize sunduğu bir anektodu aktarayım, sizin de anılarınız tazelensin:

Arkadaş: - Baba, bu kız sakat mı?
Baba: - Evet oğlum.
A:(Gözler büyüyerek) Hııı!
Yine A: - Ama bu kız rüyalarında yürüyo baba!
B: - Evet oğlum.
A: (gözlerde aynı ifade) - Hııııı!
Biraz sonra tekrar A: - Baba bu kızın annesi melek galiba, kanatları falan var, elinde değneği var sihirli?
B: - Evet oğlum.
A: (Gözler artık hafif hafif seğirmekte) - Hıııııı...
A bir kez daha: - Baba bu ateş adam şeytan galiba, kızı öldürmeye falan çalışıyor(bu sefer gözlerde kaygı var)?
B: - Evet oğlum.
A: (Artık gözlerdeki kaygı tedirgin gözyaşlarına dönüşmekte, hafif hıçkırıklarla) - Hıııı...

İşte böle "hııı" diye diye, el kadarken içinde iblislerin, melek-peri annelerin, tekerlekli sandalyede mücadele veren küçük kızların maceralarını izleye izleye biz büyüdük, psikolojimiz de içimzde evrildi bu arada. Tabii, yine de Kurtlar vadisi neslinden iyi durumdaymışız o ayrı.

11 Mayıs, 2006 13:56

 
Blogger homework said...

malmot dan korkmayan varmidir.yoktur.

5 ya$ ve civari cocuklar icin izlenmeye erken ba$lanilmi$ cizgifilmdir rahatsiz tiplemeleri ve konulariyla ama izlemi$izdir trsa tIRsa

11 Mayıs, 2006 20:09

 
Anonymous Adsız said...

Ah ah ah Clémentione quand tu fermes les yeux.... diye başlayan şarkıyı yıllarca ata ata az mı söyledim..

Ben bu diziyi hiçbirzama tam izleyemezdim.Çok üzülürdüm.Okuldan mı geliyordum noluyordu bilmiyorum ama hep son 10 dakikasına yetişebiliyordum. Beni en çok korkutan kısım dizinin sonuydu.Malmoth her bölümde Clementine'i öldüremeyen kötü adamlarını cezalandırıyordu.Tamam bu adamlar kötüydü ama sonunda onları cezalandırması beni acaip üzer ve korkuturdu.Ateşe atıp yakıyordu galiba bunları..

12 Mayıs, 2006 10:50

 
Anonymous Scud said...

bu çizgi film yüzünden karanlık ve yalnız kalma korkusu başlamıştı.. Nedense bi yerlerden okuduğum -Sanırım o yıllarda gazetelerle verilen kitaplardan birinde- bir cin hikayesi ile bağdaştırmış ve yalnızken o ateşli lavuğun benim yanıma geleceğini sanırdım. bir kaç sene yorganın altına kafamı sokarak yattım. sonra geçti büyüyünce :)))

15 Mayıs, 2006 12:59

 
Blogger hande said...

Clementine'in sadece 2 bolumunu izleme sansina erismistim. ve bu iki bolum asik olmama yetmisti. onun disinda hep kapanis jenerigine denke gelirdim nedense. benim icin ulasilmasi imkansiz bi cizgifilm olmustu. hep yakalamaya calisirdim ama sonunda tamamen kaybettim Clementine'i. simdi burda sizin yorumlarinizi okuyunca bile bi tuhaf oldu icim. ya ben izleyemeyecek miyim Clementine'i hiiiiiiiiiiiiiiiiic :(

18 Mayıs, 2006 16:56

 
Anonymous Tülin said...

frnasızca biliyo musun sorusu ayda yılda bir sorulduğunda clementine sayesinde ata ata patlatırım şarkıyı:)LOY

20 Mayıs, 2006 20:43

 
Anonymous vişnelikek said...

evt clementine looney toones lar kadar ıcır bıcır şipşirin diildi ama ben onu islerken kendimi hep daha büykmüşüm gibi hissederdim!çünkü gerçek gibiydi,gerçeğe çok daha yakındı.bazıları 'clementine' in çocuklara çok da uygun olmadığını düşünmüştür hep ama bence tam tersi.kesinlikle çocukların izlemesi, izleyerek büyümesi gereken bi çizgifilmdi.çünkü clementine iyi ve kötü elementlerini çok çok iyi ayıröayı başarıyrdu ve hepimiz biliyrz ki o malmoth hiç kazanamadı! yani iyi olan kazanır kötü olan diil! bunu verdi hep clementine! ya ben aşıktım ya itiraf ediyim.hayatımın ilklerindeydi.veeee clementine aşıklarına müjdee!!! Stare Yıldırım adında,şu an Hollywood'da bulunan ama zannedersem Türk asıllı bir yönetmen Clementine 'i film yapmayı planlıyor! ve malmoth için Haluk Bilginer i düşünüyr.Zannedersem Hollywood-Türkiye ortak yapımı olcak!! valla ben havalara uçtum!! hem clementine hem Haluk Bilginer yaniiii!!! daha detaylı bilgi isteyen aşağıdaki linki tıklayabilir:

http://www.thenewanatolian.com/tna-1400.html

25 Mayıs, 2006 22:59

 
Anonymous Adsız said...

heeey!!! bu muhteşem şarkıyı bir daha dinleyebileceğimi düşünemiyrdum... emeği geçen herkese teşekkr ederim! özge

29 Mayıs, 2006 23:22

 
Anonymous Adsız said...

ne kadar da korkunc biseydi . o seytan cayir cayir yakardi basarisiz olanlari.iyiler kazaninca korktugum tek olaydi bu celementine.

14 Haziran, 2006 17:11

 
Anonymous Adsız said...

Arkadaslar, bir rivayete göre Clementine çocukların zihinsel gelişimini etkileyecek yayınları araştırma amacıyla yapılmış. Fransa'da bile gösterimi yasaklandığı halde, gelişmekte olan ülkelerde gösterilmeye devam edilmiş (Türkiye örneğin)Bu deneyin kosayları da biz olmaktayız sanırım :)))

15 Haziran, 2006 18:35

 
Anonymous perima said...

hey gidi hey
kücükken ezberlemek icin geveledigim müzigi ezberliyemedigim icin üzülürken simdi sözlerini ana dilimmis gibi anlamak ne garip geldi :( inadina ezberlerim simdi.. Tesadufen buldugum bu siteye ve hazirlayanlara cok tesekkürler. Agliyasim geldi iyi mi :(

22 Haziran, 2006 08:44

 
Anonymous Adsız said...

ya herkes mi korkarmış bu çizgi filmden ya?! ben de bir tek ben korkuyorum sanardım. harika çizgi filmdi. bence de bu çizgi filmler o dönemde çocukluğunu yaşamış insanların bilinçaltlarında derin izler bırakmıştır.buradan cnbce yetkilililerine sesleniyorum: lütfeeeeeeeeeeennnnnnnnnn!

25 Haziran, 2006 16:21

 
Anonymous Adsız said...

bence tekrar yayınlamasınlar o yaştaki çocuklar için çok sakıncalı ve korkunç bir çizgi film. çocuklarda psikolojik bozukluklara yol açabililecek bir güçte bir çizgi film. o çizgi filmden korktuğum kadar başka bişiden korkmamıştım. hala düşündükçe tüyleyim dikiliyor.

25 Haziran, 2006 18:12

 
Anonymous Adsız said...

ah ne güzel günlerdi,
ama bende yayınlanmaması gerektiğini düşünüorum çünkü bu nesil bi garip,küçük polatlar var etrafta biliosunuz,bu çizgi film kimbilir neler doğurur.

bide eskiden çok çok sevdiğim ve güldüğüm garfield'i geçenlerde büyük bir mutlulukla tekrar seyrettiğimde komik bulmamam hatta ve hatta [itiraf etmesi içimi acıtsa da :( ] sıkılmam beni çok üzdü,aynı şeyin çocokluğumun diğer güzel hatıralarına da olmasını istemiorum :((

baazen düşünüorum bizi düşünmeye sevkeden iyi ve kötü ayrımını yapmayı öğreten en az anne babamız kadar o doyamadığımız çizgi filmlerdi heralde,

ve üzülüorum hayal gücünden yoksun yeni nesile...(evet evet yaşlandık)

26 Haziran, 2006 11:23

 
Anonymous effffy said...

çocukluğumun güzel anılarının arasında, esrarlı, ürpertici ama heyecanlı ve kendimi izlemekten asla alıkoyamadığım çizgi filmdi clémentine... ağır, garip, kasvetli bi havası vardı ama başlayınca tv ye koşardım ve heyecanla izlerdim. izlediğimiz diğer çizgi filmler arasında biraz gerçekçilik payına sahip olan tek çizgi filmdi herhalde.. bu yüzden cocuk psikolojisiyle biraz kasılıyoduk.
benim en sevdiğim replik hemera'nın: "hayır malmot, ona asla zarar veremeyeceksin..." gibi bişey dediği ve clémentine'i kurtardığı andı... bi de şarkısını şöyle atardım: "klementin tudu fembi lözyö, tuduvi lememiyö"

02 Temmuz, 2006 01:20

 
Anonymous Adsız said...

yaa, clementine..
lem o yaşta nasıl izliyoduk bunu hayreet ediyorum, dahası herkes malmottan tırsmasına rağmen eminim benim gibi izlemeden duramıyordu.
bu arada şarkıyıda 17-18 yıl sonra yeniden dinleyince bi garip hissetim ama sanki hiç unutmamışım hergün dinliyormuşum gibi geldi bir yandan da..

19 Temmuz, 2006 00:24

 
Blogger dennis said...

Bence biz şanslı bir kuşağız, arada kalmış gibi olsak da...yazılanlara katılmamak elde değil, çocukluğuma döndüm, gözlerim doldu. Hayal dünyamızın kapılarını ardına dek açan bir çizgiydi. Şimdiki çizgilere bakarsanız ne kadar şanslı bir kuşağız bir kere daha anlarsınız bence. Site,linkler için çok teşekkür, tebrikler...Ah cnbc-e duysa bi de bunnarı :))

28 Temmuz, 2006 00:37

 
Anonymous alex said...

ben de teşşekkür etmek istiyorum çok güzel bir arşiv oluşturulmuş, ama özeelikle clementine
hemen müziğini indirdim benimde çok etilendiğim çizgi filmlerdem

31 Temmuz, 2006 23:12

 
Anonymous Adsız said...

faciya bi diziydi, ağlasak mı korksakmı ağlarken korksakmı valla bilemicem artık. neydi öyle birden bire atesten adam çıkar hoplatırdı bizi ondan da 80 kuşa biraz sevecen herhalde...

07 Ağustos, 2006 09:57

 
Anonymous Adsız said...

be o kiza asiktim be :)
simdi gordum yeniden yaralarim depresti.
oldumu simdi.

siteyi yapan-lar-a cok tesekkurler.

08 Ağustos, 2006 18:09

 
Anonymous Hakan said...

29 yaşındayım,üst düzey yöneticiyim ama az önce şarkıyı dinlediğimde kendimi tutamayıp hüngür hüngür ağladım.Diyecek fazla bişey yok...ne güzel günlerdi :(

11 Ağustos, 2006 08:47

 
Anonymous Adsız said...

tekrar izlerim diyenlere;
http://www.divxforever.net/index.php?act=ed2k&CODE=07&rid=14645

yalnız kaynaklar pek fazla yok, olanla idare edin.. ;)

16 Ağustos, 2006 16:32

 
Anonymous Adsız said...

en sevdigim cizgi filmdi..tekrar sarkisini dinlemek guselmis..

15 Eylül, 2006 19:36

 
Blogger Özgür Ünlü said...

valla süperdin hala içimdesin
seni çok seviyorum clementine
http://www.clementine.club.tr.tc

19 Eylül, 2006 00:30

 
Blogger istanbul defterdarlari said...

ahh, clementine! ben de agladim valla sarkiyi dinleyince. clementine istisnasiz en güzelidir.

07 Ekim, 2006 11:41

 
Anonymous Adsız said...

Bu çizgi filmi çok ilginç bulurdun küçükken. Gizemli bir havası vardı, konusu güzeldi. Çok kısa sürdüğünü düşünürdüm, 1 hafta beklemeniz gerekiyordu diğer bölümü izlemek için.
Tabii filmin en ilginç karakteri aslında malmottu. Ve filmin en ilginç sahnesi de malmotun başarısız elemanlarını böcek ya da kertenkeleye çevirip cehennemine atma sahnesiydi. Biraz önce insan suretinde gördüğünüz adamın, kafası insan vücudu böcek, ateşte çırpınırken görmek, hem çok enteresan hem de dehşet vericiydi.
Gerçek alemle diğer alem arasındaki geçişler çok başarılıydı. Malmotun sureti bazen bir aynada belirirdi, yahut şömineden çıkardı, kölelerini uyarırdı, sakın başarısız olma diye, cehennemini gösterip bak halin böyle olur derdi. Adam da merak etmeyin efendim başarıcam derdi kan ter içinde.
Dediğim gibi malmot kötü olmasına rağmen filmdeki en karizma karakterdi. Çok kalın ve korkunç sesi vardı ve bazen kahkaha atardı haince, yahut sinirinden kükrerdi.
Şimdi düşünüyorum da bu film alice harikalar diyarından çok etkilenmiş, tabi o zamanlar bunu farketmemiştim, çocukken. Her halükarda sıradışı ve enfes bir çizgi-filmdi.
Çocukluğumun nadide bir parçası.. güzel eski günlerin.

10 Ekim, 2006 14:32

 
Anonymous Adsız said...

ne çizgı fılmdı be en sevdıgım çızgı fılm ne kadar guzeldı o zaman lar

çok farklı etkılerı var bende bu sıteye gırın ce hep vay be dıyom

siteni çok fazla takıp edıyom tskler emek ın için

15 Kasım, 2006 20:55

 
Anonymous emine said...

benim çocukluğumun da favori dizisiydi yaa:) ama ateşten adamlardan korkardım hep rüyalarıma girerlerdii..bende şarkıyı dinnemek isitorum ama olmuoo..
eminee

16 Kasım, 2006 22:06

 
Anonymous Adsız said...

clementine dehşet verici bi çizgifilmdi trtye o kadar sıkı denetim varken nası oluyor bu filmi gösteriyorlardı anlamıyorum küreden çaruıldığında bir tüyden daha hafifse yaşamasına izin verilecekti aklımda böylede bişey kalmış diziden :) Mer-MAN vs Orko :)
Soundofhammer

26 Aralık, 2006 23:41

 
Anonymous clementine:) said...

ben 26 yaşındayım ve bidaha çıksa bidaha izlerim çok güzeldi yaaa. ateş topu çıkınca çok korkardım, clementine çok üzülürdüm,hatta ağlardım, çok etkileyiciydi yaaa.Şimdi msn imde onun fotoğreflarını kullanıyorum. Keşke bidaha yayınlasalar. Ne kadar şanslıymışız yaa, şimdi nerde böyle güzel çizgi filmler:)

28 Aralık, 2006 15:58

 
Blogger korhan said...

Ortak fikrimiz korktuğumuz. Korku da şehvetli bir duygu aslında korksakta seyrediyoruz. Bende bu clementine in birgün karsima cikacagini biliyodum. Genel kaniya katiliyorum ve merak ediyorum "lan" dahi denmeyen dönemin trt si nasil olmusta izin vermiş buna. Ciddi ciddi kabus gördürdüğünü hatırlıyorum..

16 Şubat, 2007 14:10

 
Blogger Serkan said...

HARİKA HARİKA HARİKA ne bir film ne de başka bir çizgi film bana Clamentine'in verdiği heyecanı veremedi. Her cumartesi daha uyanır uyanmaz sabırsızlıkla beklerdim o anı. keşke TRT yeni bir çizgi film kanalı açsa ve bizde bu nostaljik filmleri tekrar izleyebilsek. Bir de sanırım bizim kuşağın korku ve vahşet filmlerine merakı biraz da Clamenntine'den geliyor

14 Mart, 2007 11:04

 
Anonymous Adsız said...

O günleri hatırlayınca
´hatırlayanları görünce bir mutlu oldu içim.Ben çizgi filmleri sevdiğimden unutamadığımı düşünür'eski çizgi filmler yok artık 'diye söylenirdim.(gerçekten yok).İnsana çocukken herşey güzel geliyor sanırım.

21 Nisan, 2007 00:08

 
Blogger berrak said...

ya ben cok korkardim bu diziden.cozuklaarin izleyecegi seymi o korkutucu seyler.bak hatirladim yine kotu oldum iyyy

01 Mayıs, 2007 22:03

 
Blogger berrak said...

ya ben cok korkardim bu diziden.cozuklaarin izleyecegi seymi o korkutucu seyler.bak hatirladim yine kotu oldum iyyy

01 Mayıs, 2007 22:03

 
Anonymous densizdeve said...

Ateş yüzlü o adamdan çok tırsardım. Az rüyalarıma girmedi o melun!

04 Mayıs, 2007 10:20

 
Blogger deniz h said...

üniversitedeyken müziğini buldum ve sırayla herkese dinlettim.. tepki aynı:
-ya bu neydi ya biliyorum bunu off çok korkunç bişeydi bu neydi ya off neydi soylesene çatlatma
- clementine
- hah clementine yazık ya ne üzülürdük ne korkardık yaa
hala birilerine dinletince 30 larda bile aynı tepkiyi veriyolar..

müziği duyunca herkesin içini bir korku kaplıyo.. bilinçaltı bu olsa gerek..:)

11 Mayıs, 2007 16:02

 
Blogger Caglar said...

Hem korkardik hem de seyrederdik nasil bir psikoloji ise bilemiyoruma rtik...bazilarimizi psikopat yapan gelmis gecmis en ilginc cizgifilmlerden biriydi...

13 Mayıs, 2007 11:30

 
Blogger coldmarch said...

Benim anlıyamadığım şey o zamanlar RTÜK olmasa da çok daha sıkı bir denetim vardı TRT'de.Gençlerin ve çocukların ruhsal gelişimini olumsuz etkilediği gerekçesiyle !!nasıl yasaklanmamış şaşıyorum.Şimdi sırf domuz karakteri var diye çizgi filmleri yasaklıyorlar.Nasıl bir zihniyet ki bu?O zaman mı ileriydik,şimdi mi geriyiz?

21 Mayıs, 2007 13:31

 
Anonymous Adsız said...

kayıp dünyalarla birlikte çocukluğumuzun en ilginç çizgi filmiydi; çocuklar için değil adeta yetişkinler için yapılmıştı..küçücük dünyamıza büyük anlamalr kattı, korkularımızla yüzleşmeyi erken öğrendik, psikolojimizi biraz sarstı bu bir gerçek.. ben çocukluk rüyalarımda clamentine ni kaç göre gördüğümü bile hatırlamıyorum..

23 Mayıs, 2007 23:12

 
Anonymous Adsız said...

Malmoth yuzunden fenerbahceli oldum ben..Ne alaka demeyin Malmoth ateşten bi yaratik oldugu icin ve ateş sari kirmizi oldugu icin Galatasarayli olmadim da fenerli oldm o zamandan beri..Ayrica su anda Clementine nin tum bolumlerine sahibim arada bi hic bi dediklerini anlamasamda (cunku fransizca) tuylerim diken diken olarak izlyrm..Yas olmus 27 ama umrumda degil :D

01 Haziran, 2007 13:38

 
Anonymous Adsız said...

merhaba bende yorumunu okuduğum arkadaş gibi clementine i hatırlayan ve benim kadar heyecanla ve tırsarak izleyen insanlar olduğunu öğrenmiş biri olarak yıllar sonra 27 yaşında rahatlamış olduğumu ifade etmek isterim. ayrıca kimse beni tanımadığına göre birşey itiraf edebilirimki izlerken heyecandan altıma yapacak gibi olmama rağmen bitene kadar başından ayrılmıyordum.izini sürdüğüm bir çizgi film daha var sadece görüntüleri var aklımda oda farnsız yapımdı trt de yine enteresan bişeydi altları bowlingteki labutlara benzeyen yerden yüksek uçarak dolaşan başlarıda sarıklı teyzeler amcalar vardı karekter olarak kanımca dünyada diil uzayda bir gezegen.şarkısı da vardı orcandüradü şagma...gibilerinden bişiy. hatırlayan varsa allah rızası için beni bu sıkıntıdan kurtarsın ya herşeyi hatırlıyolar bi bunu... neyse nils ve uçankaza ise hiç girmiyorum.

08 Haziran, 2007 20:28

 
Anonymous Adsız said...

yaa ateşten birşey vardı acayip korkardım hala korkarım heralde olsa yine seyrederim bayıla bayıla 30 yaşımda olsam bile

16 Haziran, 2007 23:54

 
Anonymous Adsız said...

Merhaba,
Clementine ile bilgiler paylasan arkadaslara tesekkurler. Ozellikle roportaji ceviren ve roportaji buraya yollayan arkadaslara cok tesekkurler. Ben de Clementine'ini cocukken hic kacirmazdim. Simdi bolumlerini izleyip muzigini dinlemek beni o yillara goturdu, cocuklugumu hatirlatti. Yorumlarda Clementine'in olasi olumsuz etkilerinden bahsedilmis. Ben cocuk gelisimi alaninda Chicago'da master yapiyorum. Elbetteki 2-6 yas arasindaki cocuklarin gercek ve hayali ayirt etmeleri cok guc. Cizgi filmdeki korkutucu unsurlar, (Malmoth ve yaptigi kotulukler ve Malmoth'un gorunusu)cocuklarin cevrelerini ve dunyayi kesfetmeye calistiklari bu donemde dunyayi "guvensiz" bir yer olarak gormelerine sebep olabilir. Ote yandan, bence Clementine annelerimizin, anneannelerimizin anlattigi masallarin cizgi filme donusmus hali. Masallarda gorebilecegimiz unsurlarin cogu (iyinin kotuye karsi olmasi, gercek olmayan yaratiklar..) Clementine'de de var, tek farki gorsellestirilmis olmasi.
Unlu cocuk psikologu Bruno Bettelheim (The Uses of Enchantment, 1976) cocuk masallari (fairy tales) hakkindaki kitabinda masallarin cocuklar uzerindeki olumlu etkilerinden bahseder. Bettelheim'a gore masal kahramanlarinin basari ve basarisizliklarini, tecrubelerini, deneme ve yanilmalarini anlamlandirabilen cocuklarin gercek yasama daha iyi hazirlanabileceklerini anlatir. Masallar ve masal kahramanlari, cocuklara umut asilar ve tum kotuluklere ragmen kazananin hep iyiler oldugunu anlatir.
Bence Clementine'de bizim cocuklugumuzun masaliydi. Bir cok masalin gorsellestirilmis versiyonuydu. Her bolumde kotuye karsi mutlaka iyi kazanirdi ve bence bu bize umut asilardi. Tum olumsuzluklara ragmen Benim tek elestirebilecegim nokta filmdeki korkunc sahnelerdi ve Malmoth'un gorunusu. Malmoth'a simdi bile baktigimda cok korkunc geliyor. Baska bir elestirdigim nokta ise aileler, anliyorum ki tum aileler o donemde daha bilincsizmis. Tum 80'liler izlemis bu diziyi. Kimsede yorumunda benim annem kizardi izletmezdi dememis. Ben hatirliyorum, annem temizlik yapardi, yemek falan yapardi, heralde benim de cizgi film izlemem isine gelirdi. Ama ben yine de Clementine'in cocuklarin psikolojisine cok buyuk bir olumsuz etkisi olduguna inanmiyorum.
Neden ben cocuk gelismini bolum olarak sectim
Yoksa var mi? :P
Cigdem Gokgoz

24 Haziran, 2007 11:08

 
Anonymous Adsız said...

Ben 29 yaşındayım bu çizgi dizi beni de çok etkilemiştir.Bilemiyorum bu kadar çok ilgi uyandırması belki iyi ile kötünün savaşından yada clementine nin dünyayı dolaşmasından hani biz o zamanlar çocuğuz ya maceracı ruh işte bizi diyardan diyara sürüklemesi etkilemiş olabilr.İlginç olan ben malmoth u çok severdim.her seferinden perimiz gelir malmoth un bütün planlarını alt üst ederdi sinir olurdum.Sanırım müziğinden bahsetmeye gerek bile yok dram yüklü ezgiler insanı derinden etkiliyor.Kardeş çizgi filmlerden ziyaretçiler oldumu gözlerimin içinin güldüğünü hatırlıyorum uçan kazdan nils gibi velhasıl ne diziydi be beni derinden etkilemişti şu an beni güldüren sınıfta o diziyi bir tek ben izliyordum arkadaşlar clementini izledinizmi dediğimde herkes suratıma bön bön bakardı seviyorum seni kızım senide malmoth iyiler eninde sonunda kazanır

03 Temmuz, 2007 07:16

 
Anonymous ilginç.. said...

ya nerdeyse hepsini izledim burdakilerin
bunu bir türlü hatırlayamıyorum...neden acaba hiç bişey aklıma gelmiyor bu çizgi filmle ilgili..

09 Temmuz, 2007 18:42

 
Anonymous ulashima said...

zannedersem 75-82 yılları arası doğmuş insanlar arasında hatırlamayan az kişi var bunu. cidden korkutucu lakin merak uyandırıcı bir diziydi.

çocukluk bu ya, son bölümünde hep itfaiyenin gelip malmot'u söndüreceği gibi bir tahminde bulunmuştum ama olmamıştı tabi...

Asıl size anlatacağım başka bir de anım vardır. O yılların en sevilen çizgi filmi Clementine ise, en sevilen dizilerden biri-benim en sevdiğim-ise Samurayın İntikamı idi ya da karakterinin bizim bildiğimiz ismiyle "Skinoske". Clementine jeneriğini hatırlarsınız: Clementine'in karşılaştığı karakterlerin resimleri çıkar, sonda da Japonya vardır. Ben ordaki samurayı görünce direkt Skinoske dedim...öyle ya Skinoske'den başka samuray mı var :) sınıftaki herkese de anlattım: "Clementin son bölümde Skinoske ile karşılaşıyor" diye...bölüm kaçırmadan da Clementine'i izledim.....tabi ki o samuray Skinoske değil...hayal kırıklığına mı yanarsın, tüm sınıfa rezil olmama mı :)))

20 Temmuz, 2007 15:54

 
Anonymous çiğdem said...

çok korkardım bu çizgifilmden .ve bu konuda yalnız olmadığımı öğrendim.şu an seyredince yine kötü oldum.tam olarak kaç yıllanda yayınlanmıştı bu.ben şuan 27 yaşındayım da...

02 Ağustos, 2007 17:11

 
Anonymous Adsız said...

walla az önce kuzenimle okuduk yorumları bizde 30 yaşındayız...
bizim çocukluğumuz özeldi diye düşünüyoruz. clemntin izleyenlerin psikolojileri biraz farklı bizce :)
hayal dünyaları çok geniş... yane çocukluğumuzu tam yaşadık hem bağda bahçede sokakta ağaç tepelerinde hem tv karşısında

17 Ağustos, 2007 12:41

 
Blogger tanaydın said...

ya şunun müziğini dinleyipte duygulanmayan 25-30 yaş arası insan yoktur..işin acıtan tarafı şimdi istediğim kadar izleyeyim o günleri yeniden yaşamak için ama o günleri tadı geri gelmicek..

07 Eylül, 2007 23:03

 
Anonymous sıtkı said...

Çok severdim çokk..cumartesi günü öğlenimin vazgeçilmeziydi.

Şarkısını kafadan atmamak için videoya kaydedip tekrar tekrar dinlediğimi bilirim.

Gittim geçmişe geri geldim...

:)

02 Ekim, 2007 12:19

 
Anonymous Adsız said...

arkadaslar youtube ye clementine yazın orda bisürü şey çıkıo jeneriği izleyip benim gibi ağlayabilirsiniz. benim faworim bu çizgifilmdi kimse hatırlamıyo diye çok üzülürdüm ama sizlerwarsınız çok mutlu oldum yaa süperdi keşke o günlere dönebilsek... :((

04 Ekim, 2007 01:39

 
Anonymous lizzy said...

asla unutamadım nu çizgi filmi ben, sürekli rüyamda görürdüm, ama bana hiç bi zaman korkuç gelmedi. Biraz ağır çekim gibiydi ama en etkisinde kaldığım çizgiydi.

05 Ekim, 2007 02:01

 
Anonymous garson said...

ALLAHA BELANI VERSİN "CLEMENTINE..
ömrümü yedin.. bide bitane daha vardı. yine fıransız cizgi filimi hani güneşleri sönüyorda aramaya falan gidiyorlar. işte bu iki cizgi filim benim hayatımı, piskolojimin içine etti.zati fransızlardan bi hayır gelmez . aklıma geldikce gerilip içime dönüyorum. aradan 15 seneden fazla zaman gecti ama piskolojik tranvasını hala atlatamadım. o ateşten şeytan o acayip morumsu saclı melek .. o kafasında pervene olan it ...ığğ iğren beynime yer etmiş müzikler. aklıma gelince içim ürperiyor . cocukluğumda korkuyla pasivize olarak izlediğim bu cizgi filmin ettkisinden hala kurtulamadım.. bu gün ne kadar pskolojik problemim varsa hep bunlardan kaynnaklanıyordur..
gözünü seveyim şirinlerin ..ALLAHINA KURBAN ŞİRİN BABA

06 Ekim, 2007 00:27

 
Anonymous serhan said...

ben 79 luyum ve bizim kusagimizi derinden etkilyene bu cizgi dizi cennet/cehennem kavramiyla o yasta cogumuzun psikolojisiyle oynamistir.Kotu etkileri oldugu konusunda yorum yapan arkadaslarin buyuk kismina katilamayacagim..
Gerekli vijdan yapisinin olustuguna inaniyorum toplumumuzun son zamanlarda icinde bulundugu dejenerasyonla sanirim bir ilgisi yok..

08 Ekim, 2007 09:01

 
Blogger Silencer said...

www.youtube.com/silenc3r4ever

clementine için.

16 Ekim, 2007 20:53

 
Blogger ceyda said...

Ceyda
Ben 31 yaşındayım.Çocukluğumda korkarak ve merak ederek izlediğim bir çizgi filmdi.2 çocuğum var onların izlemelerini istemem.Çünkü insanın psikolojisini bozuyor. Bu kadar sene unutamadığıma göre ve okuduğum tüm yorumlarda ateşten canavar malmottan bahsedildiğine göre herkesin psikolojisini fena halde bozmuş.Herkes dün seyretmiş gibi hatırlıyor.Çok sakıncalı bir çizgi film bence...

05 Kasım, 2007 14:49

 
Anonymous Adsız said...

İşte benim ilk aşkım bu klementin :) Müziğini hala ezbere bilirim.Bu da jeneriği http://www.coucoucircus.org/da/generique.php?id=83
Bu siteyi hazırlayan kişilere çok teşekkür ederim.Gerçekten çok büyük hizmet.Arkadaşlar bir de şu siteye bakın o zaman hüngür hüngür ağlarsınız işte
http://www.seksenliyillar.com/
burda 80'li yıllardaki çizgi filmler dahil oynadığımız oyunlar, filmler, hepsi var.Sadece paylaşmak istedim.

11 Kasım, 2007 06:30

 
Anonymous clementin said...

ben yorumları okuyunca çok şaşırdım.bir tek ben bu çizgi flimi hatırlıyorum zannederdim ve hep nikim clementin dir. çok sever ve malmonttan hafif tısardım. hemera mıydı neydi küredeki kadının adı hep öyle bir dost bekledim yıllar geçti... diğer linkleri yazan arkadaşlarında eline sağlık... bu gün çok üzgündüm sabah çok ağlamıştım şimdi hiç bir şeye değmeyeceğini düşünüyorum ..keşke çocukluğumuzun yüksek duvar diplerinden atlayamayacağımız yüksekliklere tekrar bakabilsek.. sevgiler ..saygılar

28 Aralık, 2007 12:12

 
Anonymous Adsız said...

gercekten;gerilim dolu bi çizgi diziydi..hala etkisinde kaldığım bile söylenebilir..inanılmaz bir hayalgücüne sahip bi senaryosu vardı..Molmot..2un,basarısız olan yardımcılarını cezalandırmak için,onları cevirdiği sekiller ve atese atması ürkütücüydü..bugün bile cok az korku filminde bu öğeler bulunuyo..

02 Ocak, 2008 23:35

 
Anonymous ustali said...

Clementine deyince orda durmak lazım. Yani her şeyden farklı bir yerdedir pek çoğumuz için. Çocukken çok korktuğumu hatırlıyorum. Korka korka seyrederken aynı zamanda büyük bir hayranlıkta duyardım. Şimdi çıksa yine kendini seyrettirir elbet. Ha bu dünya çok büyük o dünyaya göre. Belki daha az ilgi gösterilir ama şundan emin olun bu flmden etkilenmeyecek bir çocuk yoktur. Bu sitede yayımlanan bütün çizgi filmleri aşağı yukarı hatırlıyorum. Ama hiç birinin clementin'in çocukların zihninde bıraktığı etkiye yaklaşması mümkün değil. Nerdeyse sihirli bir şey seyrediyorduk. Hemera'ya aşık olmuştum. Yaşımda 8 felandı galiba. Jenerikte ki şarkı trt'nin çocuk korosundan daha çekiciydi.Sırf jeneriğini bile seyretmek insana büyük zevk verirdi. Netice olarak Clementine demek biz demek. O yılların çocukları demek.

06 Ocak, 2008 12:33

 
Anonymous OCTurks said...

ilkokul 3 deyken yilsonu musameresinde clementine in bu sarkisini soylemistim...cumartesiden cumartesi diye bir cocuk programi vardi...cumartesi saat 10 gibi baslar 12.00 - 1.00 gibi biterdi...Clementine bu programin kapanis cizgi filimiydi...hep dikkatli dinler ezberlemeye calisirdim...sonunda basardim ve yilsonu musameresinde soylemistim...

10 Ocak, 2008 11:24

 
Anonymous Adsız said...

benim de en sevdiğim çizgi film clementine idi. ancak gel gör ki sanırım bende baya bi tuhaflık varmış ki hiç korkmazdım ben bundan. bana göre clementine dünyayı gezip görme, bir sürü arkadaş edinme, maceradan maceraya koşma fırsatı bulmuş şanslı bi arkadaşımızdı. tekerlekli sandalye, öksüzlük ve malmoth meselelerini naabmışım, o çocuk aklımın neresine bastırmışım bilmiyorum. yıllar sonra insanlar biz bundan çok korkardık diyince kendimi çok tuhaf hissettiydim ama. bir de o şarkısı yüzünden illa fransızca öğrenicem diye tutturmuş, sırf bu sebeple fransız okulunu kazanmaya kasmış ve başarmıştım. yani clementine kaderimi belirledi bi nevi.

23 Ocak, 2008 16:22

 
Blogger Göksun said...

türkiye'de insanları duş alırken bıçaklayan insanlar varsa aha işte bu çizgi film yüzündendir. Online sözlüklere düştükten sonra çok ortalık malı oldu clementine:))

06 Şubat, 2008 09:33

 
Anonymous NickkeY said...

Alın bakalım Clementine hayranları çizgi filmimiz türkçe alt yazılı olarak burada yer almakta.İyi seyirler...
http://www.youtube.com/watch?v=a05OfiZEpyI&feature=related
-----------------------------------
Üstteki linke tıkladığınızda diğer türkçe bölümleride Youtube taki sağ yan tarafta görüceksiniz.

07 Şubat, 2008 21:46

 
Blogger serkan said...

unutamadığım çizgi filmlerden biri.işin ilginç yanı çizgi filmde
korku unsurlarının olması.hemde trt yayınladı bunu:) çok ilginç bence.ama yinede çok güzeldi kaçırmadan izlerdim.

02 Mart, 2008 19:53

 
Anonymous Adsız said...

bir köşede unutulmuş
senelerle rengi solmuş
bir tek resim çocukluğum.
Evet solmuş resme benzettiğim çocukluğumun, hala canlı kalabilmiş yanlarından biridir Clementine. Heyecan,hüzün ve korkuyu bu kadar mükemmel harmanlamış bir çizgi filme daha rastlamadım diyebilirim.
Murat

27 Mart, 2008 01:11

 
Blogger kıvarcık said...

ne çizgi filmdi bu herkesde şarkısına hayrandı. abimle ben sözleri uydurarak sölemeye çalışırdık. bide ne ürkünç karakterler vardı, ben filmi izlerken korktuğumu hatırlıyorum

28 Mart, 2008 01:18

 
Blogger T. said...

ailecek severiz yasasin kılemen oelayy en buyuk pokemon

14 Nisan, 2008 16:49

 
Anonymous Adsız said...

üç kardeş tv başinda hipnoz oluyorduk. yıllarca trtyi kolaçan ettim tekrar görürüm diye. ama hala yok. yoksa biz toplu rüya mı gördük? şarkısını hala hatırlıyorum.büyüleyiciydi......

05 Haziran, 2008 11:53

 
Anonymous Adsız said...

hey gidi günler hey...

10 Ağustos, 2008 03:48

 
Anonymous nebilem said...

cok korkardım ben bunu ızlerken ellrim gozumde korku filmi izler bir edayla seyrederim

16 Ağustos, 2008 19:05

 
Blogger ay_tozu said...

ok güzel bir çizgi filmdi.Müziğine bayılırdım.Başka dünyalara götürüyordu beni.Tekrarlarını bekliyoruz.

12 Aralık, 2008 12:08

 
Anonymous Adsız said...

bu diziyi nerde tekrar bulabiliriz lütfen yardım

11 Ocak, 2009 22:56

 
Anonymous Adsız said...

hayatım boyunca unutamayacağım bir çizgi dizi geçenlerde jenerik müziğini bulup dinledim muhteşem.

10 Şubat, 2009 13:53

 
Anonymous Adsız said...

biraz önce eski dizilerle ilgili haberi seyrederken gördüm de acaba hangisiydi diye bir araştırayım dedim. şarkısını buldum. inanın müthiş bir ürperti hissettim. vallahi ağlamaklı oldum. halbuki çizgi filmi yanlış hatırlıyorum. ben bunu şu perşembe günleri çıkan (ismini bilmiyorum ama esmer yeşil gözlü bir adam vardı yer altında geçiyordu falan) çizgi film sandım. düşünün artık nasıl beynimize kazınmışsa sadece müziği bile beni etkiledi.

25 Şubat, 2009 14:50

 
Anonymous Adsız said...

görüntülerini hala bulamadım ama şunu hatırladım. çoçuklar böyle hipnozlu gibi yürüyorlardı. ne ürkünçtü

25 Şubat, 2009 15:04

 
Anonymous onur said...

bizim jenerasyonun ruhsal dengesini bozan bir yazar ergen dönemlerimizde stephen king olduysa erken dönemlerimizde de clementine olmuştur...ne tırsardım ben o ateş suratlı şeylerden ya

11 Mart, 2009 10:08

 
Anonymous Adsız said...

tekrar dönebilsek o günlere ama nerde... bizim çocuklarımız çok şanssız.

08 Eylül, 2009 11:11

 
Anonymous Adsız said...

clementıne balonla annesini arıyordu ama annesini buldumu bulamadımı hatırlamıyorum sırf annesini bulmasını istediğim için izledim bilen varsa yazsın

18 Eylül, 2009 03:03

 
Blogger ikizdere.org said...

Bugün TRT ye attığım mail
Arkadaşlar herkes mail atsın belki bu güzel çizgi diziler tekrar yayınlanır

trt mail
aktifhat@trt.net.tr

----------------------------------


Merhaba
80 Li Yıllarda Korkarak ve merakla izlediğimiz.Cumartesilerini Gelmesini merakla beklediğimiz dizimiz Clémentine arşivinizde varsa yeniden yayınlanmasını tüm o yıllardaki çocukluk yaşayanlar olarak istemekteyiz.

İnternetteki araştırmalarımız sonucu bölümlerine raslayamadık

Bizim İzlediğimiz o zamanki bu güzel dizileri şimdi çocuklarımızın mahrum kalması gerçekten de çok acı verici

Hatta Şunu Linki de atayım bakın lütfen.ne kadar özlemişler bu zileri insanlar.

http://www.realfiesta.com/2006/04/clementine.htm

Likte de göreceğiniz üzere hasretiyle yanmakta insanlar.inan okuyunca bile duygulanıyoruz.Jenerik müziğini bile defalarca seyredenlerimiz var.

TRT den rıcamız bu cizgi dizinin Yeniden yayına alınması veya bölümlerinin trt sitesinde yayınlanması.


Saygılarımızla

23 Ekim, 2009 21:07

 

Yorum Gönder

<< Home